TARİH - HÜSEYİN BAYKARA
Timuroğulları Devleti’nin Horasan kolunun Sultanı ve şâirdir. Timur Hân’ın soyundandır. 1438’de Herat’ta doğdu. 7 yaşında babası ölünce, 14 yaşına kadar sarayda sonra Mirza Babür’ün yanında kaldı. Önce Semerkand Sultanı Ebu Sa’îdin sonra Merv hâkimi Sencer’in mâiyyetine girdi ve Sencer’in kızı Bike Sultan’la evlendi. 1470’de Horasan tahtına oturdu. 1506’da vefât etti ve Herat’ta Kubbe-i Aliyye’ye defnedildi.
Hüseyin Baykara, Ehl-i sünnet vel-cemaât i’tikadında idi. Dinin emirlerine riâyet ederdi. Cesur bir sultan, iyi bir askerdi. Mîmârî eserlerle de süslenen Herat, XV. yy. Orta Asyasının en önemli ilim ve kültür merkezi hâline gelmişti. Sultan Baykara, sarayında sık sık târihte, “Baykara Meclisleri” olarak zikredilen ilmî toplantılar düzenlerdi. Bu meclislere Molla Câmi, Hâtifî, Devletşah, Ali Şîr Nevâî gibi âlim ve şâirler ile meşhûr ressam Bihsâd, hat üstadı Sultan Ali gibi şahıslar katılırdı. Ali Şîr Nevâî’nin o mükemmel eserleri edebiyâtımıza kazandırmasında; Hüseyin Baykara’nın ona gösterdiği aşırı sevgi ve saygının rolü büyüktür. Zamanında Çağatay Türk Edebiyâtı altın çağını yaşamış ve Türkçeye olan itibâr artmıştır.
Şiirlerinde Hüseynî mahlasını kullanan ve divan sâhibi olan Hüseyin Baykara, Çağatay edebiyâtının Nevâî’den sonra akla gelen ilk simasıdır. Çocukluk ve mektep arkadaşı olan Ali Şîr Nevâî ile Türkçe’nin devlet ve edebiyât dili olması için çalışmış, Türkçe yazmayı emreden ferman çıkartmıştır. Ali Şîr Nevâî Mecâlis-ün-nefâis adlı eserinde Baykara’yı Türk şivelerini en iyi bilenler arasında saymıştır. Muâsırı olan Osmanlı Sultanı 2. Bâyezid Hân tarafından hatırı sayılırdı.
FIKRA - DÜNYA
Öğretmen Rıza’ya sordu:
-Dünya yuvarlak mıdır?
-Hayır efendim.
-Nasıl olur? Düz mü yani?
-Hayır efendim. Babam dünyanın karmakarışık olduğunu söylüyor.
Erkek : Yahya - Kız : Tuba - Yemek : Düğün çorbası, Zeytinyağlı barbunya, Muhallebi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE