TARİH - SİYONİZM (1)
Osmanlı Devleti, târihi boyunca, diğer gayrimüslim unsurlara olduğu gibi Yahudiler’e de geniş bir hoşgörü ve adâletle yaklaşmış, çeşitli imtiyâzlar tanımış, toplum içerisinde zenginleşmelerine, serbestçe ticâret yapmalarına izin vermişti. II. Bâyezid Hân zamanında İspanya’dan kovulan Yahudiler’e kucak açan tek devlet yine Osmanlı Devleti olmuştu. Aynı şekilde, 1850’li yıllarda Rusya’dan göçe zorlanan veya mallarını mülklerini geride bırakarak kaçmak zorunda kalan Kırım Yahudileri’ni de Osmanlı Devleti kabul etmişti. 1857’de yine Kırım’dan göç eden bir başka Yahudi muhacir grubu da geri çevirilmeyerek Rumeli’nin en verimli arâzilerinin yer aldığı Dobruca’ya yerleştirilmişlerdi.
Siyonizm’in siyâsî mahiyet kazanmasıyle birlikte, Osmanlı topraklarına yönelik Yahudi göçlerinde belirgin değişiklikler görülmeye başlandı. O târihe kadar siyâsî amaçlı olmayan Yahudi göçleri, birdenbire mahiyet değiştirerek, Filistin’de yerleşmek şeklinde plânlı bir hareket hâline dönüştü. İşte bu safhadan itibâren Osmanlı Devleti’nin Yahudi muhâceretiyle ilgili politikasında önemli değişiklikler yapılmaya başlandı. Özellikle II. Abdülhamîd Hân döneminde alınan siyâsî, ekonomik ve idarî tedbirlerle Filistin’e yönelik siyonist kolonizasyonu önlenmeye çalışıldı.
II. Abdülhamîd Hân, siyonistlerin gerçek niyetinin Filistin’e yerleşip orada çiftçilikle meşgul olmak olmadığını, bu mâsum görüntü altında bağımsız bir Yahudi Devleti fikrinin yattığını gâyet iyi biliyordu. Devletin başına yeni bir problemin açılacağından endişe ediyordu. Üstelik Yahudi göçünden şiddetle rahatsız olan Müslüman Araplar devlete küsebilir, sosyal patlama veya iç çatışmalar çıkabilirdi.
(Devamı yarın)
Erkek : Necati - Kız : Nihal - Yemek : Havuç Kızartması, Türlü, Muhallebi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE