Untitled Document

BATILI GÖZÜYLE - OSMANLI'DA ADÂLET

“Türkiye’de yolkesme, ev soygunculukları ve hattâ dolandırıcılık ve yankesicilik vakâları âdetâ yok gibidir. Harpde olsun, sulhde olsun, yollar da evler kadar emindir; bilhassa anayolları tâkib ederek bütün imparatorluk arâzisini en mutlak bir emniyet içinde baştan başa kat’etmek her zaman mümkündür. Yolcu adedinin çokluğuna rağmen hâdisenin fevkalâde azlığına hayret etmemek kabil değildir; bir çok yıllar içinde ancak bir tek hâdiseye tesâdüf edilebilir.

Bütün İmparatorlukta, adâlet de sür’at ve şiddetle tatbik edilmekte olduğu için, zâbıta vukuâtının önünü almakta büyük bir dikkat ve i’tinâ gösterilmektedir. En ehemmiyetsiz bir şikâyet üzerine meseleyi tahkik için Bâb-ı Âlî erkânından biri derhal yola çıkarılmakta ve ilgili inzıbât sâhası tahkîkat masrafını ödemeye mecbur tutulduğu için, Bâb-ı Âlî mümessili son akçasına kadar hepsini tahsil etmeden dönmemektedir.

İster Türkler hırsızlığı insanlığa yakışmayacak menfûr bir hareket sayarak alçaklık ve şerefsizlik addetsinler, ister kânunun pek kâhir olmayan şiddetinden hakikaten yılmış olsunlar, her hâlde şurası muhakkaktır ki, İstanbul’da Türkler tarafından işlenmiş yankesicilik, dolandırıcılık ve soygunculuk vak’aları son derece nâdirdir. İnsan bu şehirde Bulgarlardan sakınmalıdır, çünki onların ekserisi hîlekâr ve dolandırıcıdır. Bununla berâber, bütün bunlara rağmen İstanbul’da huzûr ve emniyet içinde yaşamak ve kapılarını hemen her zaman ardına kadar açık bırakmak kabildir”.

İngiliz Sefiri Sir James Porter 1769



Erkek : Namık - Kız : Fahriye  - Yemek : Tavuk Kızartması, Bulgur Pilavı, Cacık



Featured Image 01