MAKALE - BİR AMELİYAT
ABD’nin en büyük beyin cerrâhı Cleveland Üniversitesi Profesörü Whit anlatıyor: Ameliyat için 6 yaşlarında sevimli , neşeli ve güzel bir kız getirdiler. Ameliyâta başladım. Beyninde bir tümöre bağlı ur vardı. İçi su dolu olan kistli tümörün suyunu almak istedim, birden boşaldı ve damarlar çatlayarak kan fışkırmaya başladı. Bir türlü kan durmuyordu. Çocuk elimizin altında ölüyordu. Patlayan damarlar üzerine pamuk koyarak parmaklarımla bastırdım. Bu arada kan verilmeye başlandı. Bu dakikada kendimi ne kadar âciz ve ne kadar kudretsiz hissettim. Adına beyin dediğimiz o muazzam işleri gören ve insana, şahsiyet, zekâ, hâtıra, heyecan, zevk, ıstırap, hayâl, his ve düşünce... bahşeden ancak Allahın yaratabildiği bu muazzam esere, insan nasıl dokunabilirdi. Biz beyin diyorduk ama, bu önümüzde yatan zavallı çocuğun tâ kendisiydi.
İşte o zaman duâ etmeye başladım. “Allahım! Parmaklarıma gereken kuvveti ver de, ben bu kan akmasını önleyebileyim.” diye yalvardım. O anda içimi büyük bir ferahlık kapladı. Çünkü Allaha tevekkül etmiştim. Parmaklarımı kaldırınca kanın akmayacağına inanmıştım. Yavaş yavaş kaldırdım. Aman Allahım! Kan durmuştu.
Anladım ki, maddiyât ve medeniyet herşeyi halletmiyor. Zaman geliyor bütün çâreler iflâs ediyor. Yaratana sığınmaktan başka çâre kalmıyor.
Türkiye Gazetesi 31.10.1996
FIKRA - DÜNYA GÜZELİ
Tıp fakültesinde profesör hanım, asistanlarla beraber bir hastayı muayene ederken şöyle bir açıklama yaptı:
-İşte bir skrofulus örneği, burun şiş, gözler çarpık, dudaklar sarkık.
Bu sırada yatmakta olan hasta kadın zorlukla yerinden doğrulup cevab verdi:
-Doktor hanım, çok teessüf ederim, sanki siz dünya güzeli misiniz?
Erkek : İzzet - Kız : Hale - Yemek : Izgara balık, Piyaz, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE