SOHBET - İSLÂMİYET NEDİR
Din, insanları se’âdet-i ebediyyeye götürmek için Allahü teâlâ tarafından gösterilen yol demekdir.
Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” söylediklerinin hepsini beğenip kalbin kabûl etmesine, yânî inanmasına Îmân denir. Böylece inanan insanlara, Mü’min denir. Onun sözlerinden birine bile inanmamaya veyâ iyi ve doğru olduğunda şübhe etmeye Küfr denir. Böyle inanmıyanlara Kâfir denir. Dînimizin, Kur’ân-ı kerîmde, yapılmasını açıkca emr etdiği şeylere, yânî bu emirlere Farz denir. Yapmayınız diye açıkça men’ ve yasak etdiği şeylere Harâm denir. Allahü teâlânın, açıkca bildirmeyip, yalnız Peygamberimizin yapılmasını övdüğü, yâhud devâm üzere yapdığı, yâhud yapılırken görüp de mâni’ olmadığı şeylere Sünnet denir. Sünneti beğenmemek küfrdür. Beğenip de yapmamak suç değildir. Onun beğenmediği şeylere ve ibâdetin sevâbını gideren şeylere Mekrûh denir. Yapılması emr olunmayan ve yasak da edilmeyen şeylere Mübâh denir. Bu emr ve yasakların hepsine Ef’âl-i mükellefîn veya Ahkâm-ı islâmiyye denir. Ef’âl-i mükellefîn sekizdir. Farz, vâcib, sünnet, müstehab, mubâh, harâm, mekrûh, müfsid.
Îmânı ve farzları ve harâmları öğrenmek, bilmek de farzdır. 33 farz meşhûrdur. Bunlardan dördü esâs olup, nemâz kılmak, oruc tutmak, zekât vermek ve hac etmekdir. Îmân ile berâber bu dört farz, islâmın şartıdır. Îmân edip de ibâdet edene, yânî bu dört farzı yapana Müslümân denir. Îmân, muma benzer, Ahkâm-ı islâmiyye mum etrâfındaki fener gibidir. Mum ile birlikde fener de, İslâmiyyet’dir. Fenersiz mum çabuk söner. Îmânsız, İslâm olamaz. İslâm olmayınca, îmân da yokdur.
Erkek : Rüçhan - Kız : Süheyla - Yemek : Tavuk Suyu Çorbası, Tavuk, Bulgur Pilavı, Ayran
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE