Untitled Document

HATIRA - KİLİS'Lİ ŞEHÎDİMİZ

Napoleon Mısır’da ünlü başkumandan General Kleber ile birlikte zulüm edebiyâtının şaheserlerini yazarlar. Önce Ramle, daha sonra Yafa düşer. Henüz Cezzar Ahmed Paşa târih sahnesinde şahlanmamıştır. Fransız Generali Kleber, şehirdeki dört bin Arnavut askeri ile yetinmez, halkı da kılıçtan geçirir. Kahire’de Kilis’in ünlü âilelerinden ve Kubad Bey hânedanından Süleyman Bey 24 yaşındadır. Târih, 14 Haziran 1801’dir. General Kleber, halk temsilcilerini kabul etmek lûtfunu göstermiştir ama, yaptığı zulümlere isyan eden halka:

“Atın bu serseri Türkler’i ve Araplar’ı dışarı, zindana tıkın!..”  diye de hakâret eder. İşte o anda, Süleyman Bey söz ister. Askerler süngülemek üzere üzerine çullanırlar. Süleyman Bey aradan sıyrılır ve elindeki hançerle Kleber’in üzerine atılır. Kleber’i üç hançer darbesi ile öldürür. Ama bu civan Türk delikanlısı da yakalanır. Sorguya, daha doğrusu işkenceye çekilir. Verilen ceza açıklanır:

“Sağ eli yakılacak ve kendisi de Kahire’de kazığa vurulacaktır.” Onu bir çarmıha ve sağ kolunu ayrı bir desteğe bağlarlar. Halk da infaz merâsimini seyretmeye çağrılmıştır. Kesilecek el, evvela katrana bulanır, kayıtsızdır Süleyman Bey. Elindeki meş’âle ile yaklaşan cellâdını bile tebessümle seyreder. Ve katran ateşlenir. Herkes susmuştur. Süleyman Bey’in feryatlarını dinleyeceklerdir. Ne boş hayal! Süleyman Bey, bir ara dişlerini sıkar. Yüzü kasılır. Ama ne bir feryat, ne de bir haykırış... Önce derileri, sonra etleri alevlenir. Ortalığı bir yanık kokusu bastırır. Az sonra, kolunun ucunda kömürleşmiş eli kalır. İstenen intikam alınamamıştır. Delikanlı, zindanına götürülürken bile sızlamaz. Sol eli ile sağ koluna uzanır. Sarkan elini ve parmaklarını bir ilâhî şamar gibi silkeleyip Fransızlar’ın yüzüne fırlatır. Halka ilan edilir ki, Süleyman Bey ertesi gün kazığa vurulacaktır. Ertesi gün, aynı meydana getirirler. Sağ kolunun ucuna bir çaput bağlamıştır. Yüzlerce sene evvel, Eflak Voyvodalarının uyguladıkları kazığa vurma cezasının infâzına girişilir. Kazık tatbik edilir.

Feryat mı? Ne münasebet.  Sâdece dudakları kıpırdar Süleyman Bey’in. Ve evet tek bir ses, yalnız kelime-i şehâdet.



Erkek : Taha - Kız : Banu  - Yemek : Balık tava, Kabak dolması, Salata, Helva



Featured Image 01