SOHBET - TEVBE ETMEK
İnsanların ömrü günâh işlemekle, kabahat yapmakla, yanılmakla geçip gidiyor. Bunun için, tevbe etmek, herkese farzdır. Peygamberler de tevbe ederdi. Fakat, onların tevbesi günâh işledikleri için değildi. Günâhta, kul hakkı da varsa, buna tevbe için, kul hakkını hemen ödemek, onunla helâllaşmak, ona iyilik ve duâ etmek de, lâzımdır. Hadîs-işerîflerde buyuruldu ki:
“Günâh işleyen biri pişmân olur, abdest alıp namaz kılar ve günahı için istiğfâr ederse, Allahü teâlâ, o günahı af eder.”
“Gizli yapılan günahın tevbesini gizli yapınız! Âşikâre yapılan günâhın tevbesini âşikâre yapınız! Günahınızı bilenlere, tevbenizi duyurunuz!”
Âlimlerimiz buyuruyor ki:
“Haksız alınan bir lirayı, sahibine geri vermek, kabûl olan 600 nâfile hacdan daha sevabdır.”
DUYDUNUZ MU? - ŞAKKÜL-KAMER
1968’de Apollo-11 aracı ay yolculuğunda iken çektiği fotoğraflarda, ayın etrafını çevreliyen derin ve geniş bir kanalın bulunduğu tesbit edilmişti. Fransız gazeteleri, “Bu kanal, Şakkül-Kamer’i işaret etmiş olamaz mı?”şeklinde bir resim altlığı yazmıştı. Fakat, papalığın ikazı üzerine, bu hâdiseden bir daha söz edilmemiştir.
Şakkül-Kamer, Peygamberimizin mu’cizelerinin en büyüklerindendir. 52 yaşında iken, Mekke’de Kureyş kafirlerinin ele-başları yanına gelip, “Peygamber isen ayı ikiye ayır!” dediler. Muhammed aleyhisselâm herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabasının îmân etmelerini çok istiyordu. Ellerini kaldırıp duâ etti. Allahü teâlâ kabul edip ayı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihr yapdı dediler. Pek çoğu îmân etmediler.
Erkek : Timur - Kız : Şahika - Yemek : Biber dolması, Fırında makarna, Muhallebi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE