TARİH - 18.YÜZYILDA AMERİKADA BİR MUHÂKEME
Hapishâne, postahâne, eczahâne, ayakkabıcı, demirci, kuyumcu... derken akşam karanlığı indi. Kapitol’de muhakeme vardı. Hürriyet kahramanları olarak Amerikan târihinde mümtaz bir yere oturan Williamsburglular cadılıkla itham edilen Grace Sherwood’un bilmem kaçıncı davasını görüyorlardı.
Kadıncağız toplum kurallarına ters düşen davranışları, alışılmışın dışındaki hâlleri sebebiyle önce komşuları tarafından suçlanmıştı. Bağı bağçeyi solduruyor, hayvanları öldürüyor, yağmura, kara sözünü geçiriyordu. Üç çocuk annesi Grace’i cadılıktan içeri attılar. Kadınlar jürisi vücudunda olağanın dışında, şeytâni işâretler aramak için toplandı. Tabiî buldu da! Fakat Williamsburg hâkimi “Bu kadın cadıdır” diye kesin hüküm veremedi. Sonunda kendi rızâsını da alarak onu suya atmaya karar verdiler. Su saf elementlerden meydana gelmişti ve şeytanî tabiattaki bir nesneyi barındırmazdı. Dolayısıyle Grace eğer boğulursa masum olduğu anlaşılacaktı. Ama boğulmaz da, su yüzüne sağ çıkarsa demek ki su onu reddediyordu, demek ki cadıydı. Bir yaz günü, koloninin her tarafından seyre gelen insan kalabalığının önünde, kadıncağızın sağ elinin baş parmağını sol ayağının baş parmağına, sol elinin baş parmağını sağ ayak parmağına çaprazlama bağlayıp, o günden beri “Cadı Deresi” denen suya attılar. Grace nasıl becerdiyse suyun yüzünde kalabildi, kendini çözdü, yüzerek kıyıya ulaştı. Anlaşılmıştı, bu kadın cadıydı; hemen dertop edip yine hapse tıktılar.
ZEKÂ BULMACASI - 02051998
Yanmayan bir mumu terâzide dengeye getirelim. fiimdi mumu yakalım. Denge bozulur mu? (Cevabı yarın)
Erkek : Nihat - Kız : Nihal - Yemek : Mercimek Çorbası, Fırında tavuk, Komposto
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE