Untitled Document

MENKIBE - KİMİN KABRİ

1857’de Hindistan'da ayaklanma yatıştıktan sonra Kalyâr'da bulunan bir İngiliz subayı Alâeddîn Sâbir hazretlerinin dergâhına geldi. Yanında adamları ve polisler vardı. Ayakkabılarıyle dergâha girmek istedi. Hizmetçi Mansab Ali Hân kendisini durdurarak; "Burası müslümanların mübârek velîlerinden birisi olan Alâeddîn-i Sâbir'in kabridir. Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın." dedi. İngiliz subayı sinirinden kıpkırmızı oldu. Vurmak üzere kırbacını Mansab Ali Hân’a doğru kaldırdı. Tam vuracakken, Mansab Ali Hân mâni oldu. Öfkesinden deliye dönen İngiliz, bütün hizmetçileri ve ziyâretçileri yakalamaları için adamlarına emir verdi. Hepsini isyân etmekle ithâm etti. Hizmetçilerden bâzıları Sâbir'in kabrine gelip, duâ ettiler. Aynı anda İngiliz subayı, mîdesini tutarak inlemeye başladı. Ağrısı gittikçe artıyordu. Adamlarına dönerek;

"Burası kimin yeridir." dedi. Onlar da;

"Burası, Mahdûm Alâeddîn-i Sâbir'in dergâhıdır." dediler. İngiliz subayı yakaladıkları müslümanların serbest bırakılmasını emr ederek;

"Görünüşe bakılırsa bu zâtı incittik. Beni Ruurhi"ye (Kalyâr'dan 5 mil mesâfede bir şehir) götürün." dedi. Oradan ayrıldılar. Fakat İngiliz subayı yolda öldü.

BİLİYOR MUSUNUZ? - KAN İÇİLİR Mİ

Hayvanlar kesilince vücuttaki kanın büyük bir kısmı dışarı akar, az bir miktar da ince damarlarda kalır. Dışarıya akan kanı, içmek haramdır. İnce damarın içinde kalan veya dalak ve ciğer gibi âzâlarda bulunan kan ise, akmış sayılmadığından et ve sakatat ile birlikte yenilmesi mübahtır.

Câhiliye Arabları acıktıkları zaman ellerine sivri uçlu, içi boş keskin bir kemik veya benzeri bir şeyle canlı hayvanı yaralar, kanını toplayarak içerlerdi. Dinimiz bu kötü âdeti men etmiştir.



Erkek : Sadık - Kız : Selda  - Yemek : Tarhana Çorbası, Sucuklu Yumurta, Sütlaç



Featured Image 01