Untitled Document

SOHBET - BENİM İÇİN NE YAPTIN

Allahü teâlânın dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek dinimizin emridir. “Buğd-ı fillâh” yânî Allah için düşmanlık farzdır. İnsanı Allahü teâlâya yaklaştıran şeylerin birincisidir. Îmânın tamamlayıcısıdır. Peygamber efendimiz; “İbâdetlerin efdali, müslümanları müslüman oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları için, sevmemektir.” buyurdu.

Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma sordu:

“Yâ Mûsâ! Benim için ne işledin?”

-Yâ Rabbî! Senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim, ismini çok zikir ettim.

Mûsâ aleyhisselâmın bu cevâbı üzerine, Cenâb-ı Hak buyurdu:

“Yâ Mûsâ, namazların sana burhândır. Oruçların Cehennemden siperdir. Zekât kıyâmet gününün sıcaklığından koruyan gölgedir. İsmimi söylemen de, kabir ve kıyâmet karanlığında seni aydınlatan nûrdur. Yânî bunların fâideleri hep sanadır. Benim için ne yaptın?”

Mûsâ aleyhisselâm, yalvardı:

-Yâ Rabbî! Senin için olan ameli bana bildir!

“Yâ Mûsâ! Dostlarımı benim için sevdin mi ve düşmanlarıma benim için düşmanlık ettin mi?” meâlindeki âyet-i kerîme ile cevap verdi. Mûsâ aleyhisselâm da, Allah için amelin, “Hubb-i fillâh” ve “Buğd-ı fillâh” yânî Allah için dostluk, Allah için düşmanlık olduğunu anladı.

Allahü teâlâ, Yûşa’ Peygambere buyurdu ki,

“Kavminden 40 000 sâlih kimseye ve 60 000 fâsık, günâhkâr kimseye azâb yapacağım!”
- Yâ Rabbî! Fâsıklar, azâbı hak etmiştir. Sâlihlere azâb yapmanın hikmeti nedir?

Cenâb-ı Hak buyurdu ki:

“Benim gadab ettiklerime, onlar gadab etmedi. Birlikte yediler, içtiler.”



Erkek : Şakir - Kız : Şeyma  - Yemek : Soğan yahni, Yumurtalı Ispanak, Havuç tatlısı



Featured Image 01