ŞİİR - OK
Ok atan ihtiyar Bektaş Sübaşı,
Bu yüksek tepeye dikti bu taşı,
O Gazi Hünkarın mutlu gününde.
Vezir, molla, ağa, bey, takım takım,
Güneşli bir nisan günü ok attı,
Kimi yayı öptü, kimi fırlattı,
En er kemankeşe yetti üç atım.
En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü,
Titrek elleriyle gererken yayı,
Her yandan bir merak sardı alayı,
Ok uçtu, hedefin kalbine düştü.
Hünkar dedi; “Koca pek yaman saldın!
Eğerçi bellisin benim katımda,
Bir sır olsa gerek bu ilk atımda,
Bu sihirli oku nereden aldın?
İhtiyar elini bağrına soktu,
Dedi ki; “İstanbul muhasarası,
Başlarken aldığımız gazâ yarası,
İçinden çektiğim bu altın oktu.”
Yahya Kemâl Beyatlı
FIKRA - İKİ İHTİMAL
Salamon Mişon’a der ki:
- Bak Mişon hatırıma ne geldi?
- Söyle Salamon, ne geldi?
- Diyelim ki, savaş çıktı.
- Eeee sonra?
- Hemen korkma canım, savaş çıkarsa bizim için 2 ihtimâl var.
- Neymiş onlar?
- Savaşa ya gireriz ya girmeyiz. Girmezsek mesele yok. Fakat girersek yine 2 ihtimâl var. Ya bizi askere alırlar, ya almazlar. Almazlarsa birşey yok. Askere alırlarsa 2 ihtimal var. Ya askerden kaçarız veya kaçamayız. Kaçarsak mesele yok, ya kaçamazsak. Ortaya yine 2 ihtimâl çıkıyor. Bizi ya cepheye gönderirler veya geri hizmette patates soydururlar. Geri hizmette kalırsak mesele yok. Fakat cepheye gönderirlerse, ortaya yine 2 ihtimâl çıkıyor. Ya ölürüz veya bizi esir ederler. Ölürsek mesele yok. Fakat esir ederlerse, işte o zaman hapı yuttuk.
DÜNKÜ CEVAP
Erkek : Ahmed Münir - Kız : Mürşide - Yemek : Güveç, Fırında makarna, Komposto
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE