HATIRA - BİR TESBİT
Taşkent’te, Özbek ilim adamlarıyle ve şâirleriyle (1994) birlikteyiz. Kendi aramızda, Rusya’nın Türkistan siyasetini konuşuyoruz. Bir Özbek şâirinin söyledikleri aynen şöyle:
“Türkistan, Türklerin yaşadığı yer demektir. Türk’ün vatanı demektir. Hâl böyle iken, tam 70 yıl, Türk kelimesini unutturmaya çalıştılar. Türk boylarından ayrı milletler, Türk lehçelerinden ayrı diller uydurdular. Türk ismini ve Türk kökünden türetilen bütün kelimeleri yasakladılar. Türk’ün vatanında özbe öz Türk olan Özbeklere, Türkmenlere, Kazaklara, Kırgızlara, Karakalpaklara, Tatarlara... ayrı ayrı milliyetler ve diller yakıştırdılar.
Bizlere: “Siz Türk değilsiniz Özbeksiniz, Kazaksınız, Kırgızsınız, Türkmensiniz, Tatarsınız...” dediler. Vatanımızın eski ismi olan Türkistan kelimesini de tarihlerden ve haritalardan kazımaya koyuldular. Hâlbuki beşbin yıldan beri bu toprakların ismi Türkistan’dı. şimdi siz Türkistan’da zaman zaman Türklüğü ve İslâmiyeti red eden insanlara rastlayabilirsiniz. Onlar Cengiz Aytmatof’un ifadesiyle bizim Mankurt’larımızdır. Yâni Rus emperyalizmi altında kendilerini inkâr eden zavallı insanlarımızdır.
Yeni eğitim sistemimizde, özümüze, kökümüze dönme gayesi bulacaksınız. Türk milleti güzel bir millettir. İslâmiyet mübârek bir dindir. Biz bu iki sağlam temeli yeniden tesis etmek mecburiyetindeyiz. Bu, elbette kolay olmayacak. Zorlukları yenmezsek, sonumuzun felâketlerle esâretlerle kanlanacağını biliyoruz!”
Yavuz Bülent Bâkiler
( Türkiye Gazetesi, 12.11.1994)
Erkek : İsmail - Kız : Nezihe - Yemek : Sebze çorbası, Güveç, Bulgur Pilavı, Salata
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE