MANZUM MENKIBE - KÖPEĞE YOL VERDİ
“Bâyezid-i Bistâmî”, yârâniyle bir kere,
Bir iş için beraber, giderlerken bir yere,
Geçmek îcab eyledi, daracık bir sokaktan,
O ara bir köpek de, geliyordu uzaktan,
Durup geri çekildi, yol verdi o hayvana,
Buna yanındakiler, veremedi bir mânâ.
O anda Bâyezid-i Bistâmî hazretleri,
Anladı talebenin, kalbinden geçenleri.
Buyurdu ki: (fiu köpek, lisân-ı hâli ile,
Diyor ki: “Ey Bâyezid, gururlanma nâfile.
Sana bu “evliyâlık hırkasını verdiler,
Bana ise köpeklik postunu giydirdiler.
Ve lâkin şunu dahî, unutma ki hiç sakın,
Tersi olabilirdi, şimdi vâki olanın.”
O böyle söyleyince, lisân-ı hâli ile,
Ben geriye çekildim, ve yol verdim hâliyle.
Onun için birini, siz uçarken görseniz,
Onun fazîletine, sakın hükmetmeyiniz.
Bir insanın fazilet sâhibi olduğunu,
Anlamak isterseniz, şununla ölçün onu:
“İslâmın her emrine, farzına, sünnetine,
Uymakta o kimsenin, bakın ki dikkati ne?
Hak teâlâ her ne ki, etmişse yasak, harâm,
Büyük küçük demeyip, kaçıyor mu acep tam?”
Bir iş için beraber, giderlerken bir yere,
Geçmek îcab eyledi, daracık bir sokaktan,
O ara bir köpek de, geliyordu uzaktan,
Durup geri çekildi, yol verdi o hayvana,
Buna yanındakiler, veremedi bir mânâ.
O anda Bâyezid-i Bistâmî hazretleri,
Anladı talebenin, kalbinden geçenleri.
Buyurdu ki: (fiu köpek, lisân-ı hâli ile,
Diyor ki: “Ey Bâyezid, gururlanma nâfile.
Sana bu “evliyâlık hırkasını verdiler,
Bana ise köpeklik postunu giydirdiler.
Ve lâkin şunu dahî, unutma ki hiç sakın,
Tersi olabilirdi, şimdi vâki olanın.”
O böyle söyleyince, lisân-ı hâli ile,
Ben geriye çekildim, ve yol verdim hâliyle.
Onun için birini, siz uçarken görseniz,
Onun fazîletine, sakın hükmetmeyiniz.
Bir insanın fazilet sâhibi olduğunu,
Anlamak isterseniz, şununla ölçün onu:
“İslâmın her emrine, farzına, sünnetine,
Uymakta o kimsenin, bakın ki dikkati ne?
Hak teâlâ her ne ki, etmişse yasak, harâm,
Büyük küçük demeyip, kaçıyor mu acep tam?”
SOHBET - GIYBET
Gıybet; din kardeşinin, işitince üzüleceği bir kusûrunu arkasından söylemektir. Yânî, belli bir mü’minin aybını, onu kötülemek için arkasından söylemek, gıybet olur.Meselâ, bedeninde, nesebinde, ahlâkında, işinde, sözünde, dîninde, dünyasında, hattâ elbisesinde, evinde ... bulunan bir kusûr arkasından söylendiği zaman, bunu işitince üzülürse, gıybet olur.
Kapalı söylemek, işâret ile, hareket ile bildirmek, yazı ile bildirmek söylemek de gıybet olur.
Erkek : Zübeyr - Kız : Zühre - Yemek : Bezelye Çorbası, Yaprak sarması, Yoğurt, Baklava
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE