TARİH - ALTIN ELBİSELİ ADAM
TV’lerde yayınlanan İpek Yolu belgesellerinin bölüm başlarında gözüken ortadaki resmin tarihi kısaca şöyledir:
Kazakistan’ın başşehri Alma-Ata’dan 50 km uzakta bulunan Esik kasabasında bir höyüğün garaj yapımı için düzenlemesi yapılırken, bir duvar bulundu. Bunun etrafı açıldığında, kurgan, yâni Türk hükümdar aileleri için yapılan bir mezâr olduğu anlaşıldı.
Mezarın içinden çıkan eşyalar göz kamaştırıyordu. En göze çarpanı, ışıl ışıl parlayan altın bir elbise idi. Taçlı başlığında oklar ve tuğralar vardı. Kemerinde bir kılıç ve bir kama asılıydı. Ceket ise, yüzlerce üçgen altının, altın tellerle birleştirilmesinden yapılmıştı. Çorabın, çizme ile diz kemiği arasında da aynı üçgen parçalar, çizmede ise dörtgen parçalar vardı. Hepsi de som olan altın parçalarının toplamı tam 4 800 parça idi.
Bu mezârdan, altın elbise dışında; tabaklar, vazolar, kepçeler, ayna ve tarak kılıfları, gümüş kaşıklar ve kemikler çıktı. Bunlardan daha önemlisi bir gümüş tabakta 26 harften meydana gelen ve Göktürk alfabesi ile yazılmış “Hân’ın oğlu 23 yaşında öldü.” yazısı vardı. Yazı gibi lisan da Gök-Türkçe’ye benziyordu. Çıkan fosillerin lazerle Radyo-Karbonik analizi yapılınca M.Ö. 5. yüzyıla ait olduğu anlaşıldı.
Bu yazılarla, Orhon Yazıları’ndan en az 2 500 yıl önce kullanılan Türk yazısı olduğu meydana çıktı.
Refik Özdek
(Tarih ve Medeniyet, Temmuz 1994)
Erkek : Fehmi - Kız : Hatice - Yemek : İşkembe Çorbası, Ispanak Püresi, Pilav, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE