Untitled Document

MANZUM MENKIBE - HIRKA-I ŞERÎF

Peygamber efendimiz ölüm hastalığında,
Sahâbeden bâzısı bulunurdu yanında. 

Sordular: ""Hırkanızı kime verelim?"" diye,
Buyurdu: ""Verin onu, siz Üveys-i Karnî'ye."" 



Ali bin Ebî Tâlip, bir de hazret-i Ömer,
O hırkayı alarak, Karni'ye yöneldiler. 



Üveys-i Karnî hürmet ile, aldı eline,
Ve öpüp koklayarak, sürdü yüz ve gözüne. 



""Siz burada bekleyin"", deyip müteâkiben,
Az ilerde yüzünü, toprağa koydu hemen. 

Dedi ki: ""Yâ İlâhî, bu hırka hürmetine,
Merhamet et günahkâr Muhammed ümmetine. 



Hepsinin günahını, af eyle yâ İlâhî,
Affının hâricinde, kalmasın bir kul dahî."" 



Sonra kalktı ayağa, hırka elinde idi,
Büyük bir hürmet ile, orada onu giydi.

Bu hırka, elden ele, dolaşıp da oradan,
İkinci Osman Hân'a, edildi o armağan.



Sultan Abdülmecid Hân, kazanmak için şeref, 
Bir câmi yaptırdı ki, adı Hırka-i Şerîf.



Bu Hırka-i şerîfi, geldikçe her Ramazan,
Ziyâret etmektedir, yüzbinlerce Müslüman. 

"

RAMAZAN MÂNİLERİ

Rabbimin melekleri,
Geziyor felekleri.
Bu ay ikram edenin,
Zay’ olmaz emekleri.


Ay çıktı lüle lüle,
Misâfir güle güle,
Abdest almış geliyor,
Terini sile sile.

İftar vakti oldu mu?
Ayran tasa doldu mu?
Yanındaki fakîre,
Yemek veren oldu mu?

Tavşana kurdum pusu
Gelir köfte kokusu,
İftarda az yemeli,
Sahurda çok, doğrusu.


Erkek : Abdullah - Kız : Aynur - Yemek : Mercimek Çorbası, Karnabahar, Pilav, Komposto



Featured Image 01