MAKALE - CANLI TARİHLER
"Soğuk bir Mart ayının 12'sinde Ermeniler Kars’tan gelerek bizim köy Çamurlu’da silah çattılar. Köylüler onlara yemek verdiler, ikrâmda bulundular. Bir gün de baktık ki, Ermeniler yığın yığın köye geliyorlar. Bize endişe ve telaş düştü, bu hâl içinde iken Ermeniler köyümüzü yaylım ateşe tuttular. Gece olunca da köye doldular ve bize "Teslim ol!" çağrısında bulundular. Biz güvenemedik. Böyle olunca da, bize "İncil hakkı, Kur’an hakkı için sizi öldürmeyeceğiz." dediler. Ben Ermenice bildiğim için onlarla konuşarak anlaşmayı sağladım. Bir saat mühlet istedik, hemen damlarımızın üzerinde otluklara, damlara hayvanlara ateş ettiler. Biz de sabahleyin teslim olduk ve bizi köyde topladılar ve Aynalı Köyü'ne götürdüler. Orada dört Ermeni askeri sevdiğimiz saydığımız şamil Bey diye bir büyüğümüzü gözlerimizin önünde öldürdü ve bizi bir samanlığa doldurarak "Kadınlar bir tarafa, erkekler bir tarafa ayrılsın!" dediler. Kadınlarımız başladı ağlamaya. Onları nereye götürüyorsanız, bizi de götürün dedilerse de, Ermeniler "Onların ifadelerini alacağız." dediler. Ben dahil tüm erkekleri bir dereye götürüp kurşuna dizdiler. Bu katliamdan bir tek ben kurtuldum. Bir de 15 yaşlarında bir çocuk ağır yaralıydı... Bizim askerler gelince, Ermenilerden epeyce esir toplamışlardı. Onların bakım ve ilgileri ordumuz için müşkül olduğundan, biz sivil halka Ermeni esirlerini iki-üç dağıtarak, onlara idâreten bakmamızı söylediler."
Bunlar, Eskigeçit, Bezirgan köyünden 1880 doğumlu Kahraman oğlu, Hüseyin Karadağ’ın ifâdesidir ve Anadolu’daki Ermeni mezâlimini resmetmektedir. Bu ifâde, benzeri nicesinin içinden rastgele seçilmiş biridir. Mim Kemal Öke,
Türkiye Gazetesi, 14.4.1993
Erkek : Nafi - Kız : Şule - Yemek : Kereviz çorbası, Kış Türlüsü, Sütlaç
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE