Untitled Document

HATIRA - ÖNCE TÜRKÇE

Yakın bir dostumun yüksek tahsilli oğlu, beni telefonla aradı: -İşyerimden ayrıldım. Adamlar, alacaklarımın hepsini vermediler. YARGIya başvuracağım. Arkadaşlarım, bir dilekçe yazıp getirmişler. İSTEM bölümünde: "daha fazla olan alacaklarım MAHSUS kalmak KOŞULuyle..." deniliyor. Ne demek alacakların MAHSUS kalması? Bu işin MAHSUSU filân olur mu? Ben çok ciddîyim! Burada bir yanlışlık var galiba?

-O kelime, dedim, MAHSUS değildir. MAHFUZ'dur, MAHFUZ,  yani sizin söylemenizle "daha fazla olan alacaklarım saklı kalmak KOŞULuyle..." demek istiyorsun. Birkaç dakika sonra telefonum tekrar çaldı:

-Bağışlayın dedi bir yanlışlık olmasın diye tekrar arıyorum, o SÖZCÜK, MAHFUS diye mi yazılacak yoksa MAHFUZ diye mi? -Kelimenin son harfi -Z- olacak. Yani: Zamânenin, zıpırlığın, zırıltının, zırvanın, zavallılığın... (Z) si; tamam mı?

Kahkahalarla güldü. -Tamam, dedi, anladım!

Askerliğini bile yapan bir üniversite mezununun MAHFUZ kelimesini duymaması, bilmemesi, kullanmaması... dilde ilerleme ve gelişme ise, malûm ve mâruf tasfiyecilerimiz, zil takıp oynamalıdırlar!..

Türkiye Gazetesi Y. Bülent Bakiler

ZEKÂ BULMACASI - DEMİR TOP

Tamamen su dolu bir kova, tartılıp 10 kg geldiği bulunuyor. Şimdi kovanın içine, ipin ucuna bağlanmış demir bir top daldırılıyor, top dibe değmiyor; tabii kovadan bir miktar su taşıyor. Kovanın ağırlığı artar mı, azalır mı, aynı mı kalır?                    (Cevabı Yarın)



Erkek : Abdülbaki - Kız : Fetanet - Yemek : Mercimek Çorbası, Fırında balık, Helva



Featured Image 01