HATIRA - HUZUR VEREN GAZETE (II)
Kültürlü bir hanımdı. Doğrusu içteniçe ona hayranlık duyardım hep... Gence sert sert sordum: "Ne gazetesi o?"
Yönünü dönmeden gazeteyi uzattı. Baktım,Türkiye Önce reddettim. Arkadaşa saygısızlık olur diye mecburen aldım... O gün Bizim Sayfa'daki bir yazıda, yabancılarla evlenmenin uygun olmadığı yazıyordu. Halbuki, benimle bir Alman müzisyen evlenmek istiyordu. Demek ben Almanla evlenirsem, onun dinini kabul etmiş olacaktım, öyle mi? Onunla bu konuyu konuştum. "Ama, sizinle benim yaşayışım arasında bir fark yok ki? Üzülmeye değmez. Size, bildirilen islâmiyetle ilginiz yok. Onun için kaybedecek birşeyiniz yok. Onlar ibâdet yaparlar. Ben sizin böyle bir hareketinizi görmedim."
Bir daha görüşmemek üzere yanından ayrıldım. Fakat, bilmediğim İslâmiyeti öğrenmeliydim. Artık gazetenin dînî sayfasını açıp, yutarcasına, ezberlercesine okuyordum. Daha sonra tesettür denilen güzelliğe büründüm. Bir yanardağ gibi ruhumda patlak veren istek, beynimi kemirdikçe kemiriyordu. İbâdet de etmeliydim. İşte bu sırada, beni ilk defâ bu gazeteyle tanıştıran hanım arkadaşım imdâdıma yetişti. Bana namaz kılmasını ve Kur’ân-ı kerîm okumasını öğretti. Gazetenin verdiği hediye kitapları ve kasetleri okuyup, dinledikçe, önceki hallerime pişman olup, ağlıyordum hep. Sanatçılık adı altında yaşadığım bayağılıklardan tevbe ettim. Ben gitmeyince, o çevreden beni dışladılar. Yalnız kaldım toplumda. Hakiki dostum, o hanım arkadaşımmış. Bir de gazetem... Şimdi yalnız gibiysem de yalnız değilim.... Çünkü, şimdi artık Türkiye Gazetem var...
Rumuz: 2. Bahar-Etiler-İstanbul Türkiye Gazetesi, 2.9.1993
Erkek : Naim - Kız : Nalan - Yemek : Mercimek Çorbası, Lahana Dolması, Tahin Helvası
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE