Untitled Document

TARİH - VAKIF

Vakıf, dünyada insanlara ikrâm ve ihsânda bulunarak, âhırette sevâba kavuşmak niyetiyle yapılır. Onun için; vakıf ibâdet değil, kurbettir. Kurbet, sevâb kazanmak için yapılan mübahlara denir. Vakıf, faydalanılması mübah ve mümkün olan mülk maldan olur. Vakfedilen maldan yalnız veya en sonra bir mescidin veya fakirlerin faydalanmasını bildirmek şarttır. Şu gibi sözlerle vakıf yapılır.

"Şu arâzim fakirlere sadaka olarak ebedî bir vakıfdır." "Şu malım Allah için vakıfdır."

Âdete göre vakıftan zenginler de istifâde edebilir. Vâkıfın, yâni vakfedenin, vakfı idâre için tâyin ettiği kimse “Nâzır” ve “Mütevelli” olur. Vâkıf, malını mütevelliye teslim eder. Nâzır ve mütevellî sonradan ölürse, yerlerini bunların vasiyet ettiği kişi alır. Bunlar yoksa “Kadı” yani “Hâkim”, bir mütevelli tâyin eder. Bu tâyinde, vâkıfın evlad ve yakınlarından ehil olanların tercih hakları vardır. Vakıf sâhibinin tâyin ettiği mütevellî, nâzırın bilgisi altında vakfı idâre eder. Akd ve alışveriş yapar. Malını vakfeden kimse, bunu hâkime tescil ettirdikten sonra veya mütevellîye teslim ettikten sonra vazgeçemez. "Mülkümü vakfettim..." diyen kimse, sadece ve sadece tescil ettirmeden önce bundan vazgeçebelir.

ZEKÂ BULMACASI - MIKNATISLI İĞNE

Elinizde bir iğne var. Bu iğneden başka hiçbir şey kullanmadan, iğnenin mıknatıslı olup olmadığını anlayabilir misiniz? (Cevabı Yarın)



Erkek : Hayri - Kız : Sare - Yemek : Fırında patates, Sigara Böreği, Tahin-Pekmez



Featured Image 01