Untitled Document

İLİM VE TEKNİK - AKUSTİK

Ses bilimi ve teknolojisidir. Câmi, tiyatro, konferans salonu gibi yerlerde, sesin en az yankı ve en çok netlikle dinleyici kitlelere ulaştırılması büyük önem taşır. Akustik'e, Selçuklu ve Osmanlı mîmârisinde çok rastlanır. Eski câmilerde imâmın sesinin dört bir köşeden duyulabilmesi için bütün tedbirler alınmıştır. Hiç bir yayın cihazına lüzum görülmeden ses her taraftan rahatça işitilebilmektedir.

Büyük Türk Mîmarı, Mimar Sinân’ın, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sıralarda, bu meşhûr sanat adamını çekemeyenler, kendisini Kânunî Sultan Süleyman’a; "Câmi yapılırken kubbenin altına yan gelip nargile fokurdatıyor." diye şikâyet etmişlerdi. Pâdişâh bir gün ânî olarak câmi inşaasını teftişe gitti. Hakîkaten Mîmar Sinân’ı, nargilesi yanında kubbenin altında bir mindere oturmuş gördü. Çatık bir yüzle Mîmâr Sinân’a çıkıştı: -Bre, bu ne hâl Koca Sinân? Hakkında, nargile içiyor diye şikâyet var.

-Pâdişâhım, kerem edip şu nargileyi bir gözden geçirseniz. Kânûnî, gözünü nargileye çevirince hayret etti. Çünkü, nargilenin üstünde tömbeki (tütün) yoktu, fokurdayan, sâdece su idi.

-Şevketlüm, bu nargileyi burada sırf fokurtusundan faydalanmak için bulunduruyorum. Bu ses bana, Kur’ân-ı kerîm seslerinin, câminin her tarafından aynı şekilde işitilmesi için îcâbeden tedbirleri almama yardım eder." Büyük sanatkâr, böylece akustik tertibâtı alıyordu. Avrupada akustik konusunda ilk çalışma, Harward Ünversitesi konferans salonunun akustiğinin çok bozuk olduğunu fark eden W.C.W. Sabine tarafından 1900'da yapılmıştır.



Erkek : Şükrü - Kız : Şükran - Yemek : Tarhana Çorbası, Ciğer Sote, Etli Pırasa



Featured Image 01