Untitled Document

SOHBET - İLK EZÂN

Mü’minler namaza, önceleri, "Essalâtü Câmia" diye dâvet ediliyordu. Bir sabah, Abdullah bin Zeyd hazretleri Peygamber efendimize gelip dedi ki: -Yâ Resûlallah! Bu gece rüyâmda; üzerinde iki parçadan yeşil elbise bulunan bir kimse yanıma gelip kıbleye karşı durdu ve yüksek sesle, ezânın mübârek kelimelerini okudu. Biraz sonra aynı kelimeleri tekrar ederek, sonuna doğru, “Kad kâmet-is-salâtü” cümlesini ilâve etti.

Bunu duyunca Resûlullah efendimiz buyurdu ki: "İnşâallah bu rüyâ haktır! Bilâl ile birlikte kalk da, gördüğünü ona öğret!  Ezânı okusun. Çünkü, onun sesi seninkinden daha gürdür."

Hazret-i Bilâl de kalktı. Mescid-i şerîfin yakınında bulunan yüksek bir dama çıkarak, ilk ezânı öğretilen kelimelerle okudu. Hazret-i Ömer, Bilâl-i Habeşî’nin okuduğu ezân sesini duyunca, koşarak Resûlullah efendimizin huzûruna geldi. Hazret-i Bilâl’in söylediği kelimeleri, aynen rüyâsında dinlediğini arz etti. O gece, Eshâb-ı kirâmdan bâzıları da aynı rüyâyı görmüşlerdi. Bu sırada Cumâ sûresinin şu mânadaki 9. âyet-i kerîmesi nâzil oldu:

"Ey îmân edenler! Cumâ günü namaz için çağrıldığınız zaman, hemen Allahü teâlânın zikri olan namaza gidiniz. Alış-verişi bırakınız. Bilirseniz sizin için bu daha hayırlıdır." Böylece, ezân vahiy ile de bildirildi. O günden sonra her namaz vakti ezân okunması sünnet oldu.



Erkek : Asım - Kız : Zeliha - Yemek : Ezogelin çorbası, Ciğerli pilav, Yoğurt, Portakal



Featured Image 01