Untitled Document

HATIRA - HUZURLUYUM

Bir yağmurlu geceydi. Erkenden yatmıştım. Şöyle bir rüyâ gördüm: "Bir kör kuyunun başındaymışım. İri iri taşlarla kapatılmış kör kuyu. Sicim gibi bir yağmur yağıyor. Bir kitap görüyorum yanıbaşımda. Kitabı elime alıp bakıyorum..."

Hemen o gün, bir din adamının yanına varıp, rüyâmı anlattım. "Bu rüyâ, rahmanîdir. Senin neticesiz işlerle uğraşmanı bırakıp, o kıymetli kitabı okuman isteniyor..." dedikten sonra ilâve etti. "Bu kitabı ben de merak ettim. İsmini hatırlıyor musun?" Ben ismini söyleyince, adamın rengi değişti birden. 180 derece çark ederek; "Canım, rüyâlara itibar edilmez! Üzerinde durma!" demez mi! Demek Seâdet-i Ebediyye kitabını hoca biliyor ve okumamı istemiyordu. Ama, bana rüyâmda o kitap gösterilmişti... Birgün fabrikada, istirahat ederken bir paketin dışına sarılı gazeteye şöyle bir göz atıp, okumuş olmak için okudum. Enteresan ki, Bugünkü Sohbet başlıklı köşede, ölümü anlatıyordu. Baktım t Gazetesi’ydi. Bu ölüm yazısını okuyunca, tüylerim diken diken oldu inanın. Oturup kara kara düşünmeye başladım. Ertesi gün, bu gazeteye abone oldum.Her gün dağıtıcı erkenden getiriyordu...

Rabbime şükürler olsun. Bu gazeteden, Seâdet-i Ebediyye kitabında bir müslümana lâzım olacak bütün bilgilerin bulunduğunu öğrenince, temin etmek için, büroya uğrayıp aldım. Oradaki insanlar hep güleryüzlü, hoşsohbet kişilerdi...  Bir ay çalışarak, hem namaz kılacak kadar sûre ezberledim, hem de Kur’ân-ı kerîmi okumayı öğrendim. Artık şimdi çok huzurluyum...

Gön: Salih Erkan - Burdur



Erkek : Süleyman - Kız : Şaduman - Yemek : Etli Semizotu, Pilav, Turşu, Aşure



Featured Image 01