ŞİİR - ABDÜLHAMİD'İN RUHANİYETİNDEN İSTİMDÂD
| Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Hân? |
|
| Feryâdım varır mı bargâhına? |
|
| Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, |
|
Şu nankör milletin bak günâhına?
|
|
| Tahrike yeltenen taç ve tahtını, |
|
| Denedi bu millet kara bahtını, |
|
| Sınadı sillenin nerm ü sahtını, |
|
Rahmet et Sultanım sûz-ı âhını.
|
|
| Tarihler ismini andığı zaman, |
|
| Sana hak verecek, ey koca Sultan! |
|
| Bizdik utanmadan iftira atan, |
|
Asrın en siyasî Pâdişahına.
|
|
| Pâdişah hem zâlim, hem deli dedik, |
|
| İhtilâle kıyam etmeli dedik, |
|
| Şeytan ne dediyse biz belî dedik, |
|
| Çalıştık fitnenin intihâbına! |
| Sâde deli değil, edepsizmişiz! |
|
|
| Tükürdük atalar kıblegâhına! |
|
|
| Millet davası fıska büründü! |
|
|
Ridâ-yı diyânet yerde süründü,
|
|
|
| Türkün ruhu zorla âsi göründü, |
|
|
| Hem Peygamberine, hem Allahına. |
|
|
| Sen hafiyelerle dem sürdün ancak, |
|
|
Bunlar her tarafa kurdu salıncak,
|
|
|
| Eli, yüzü kanlı bir sürü alçak? |
|
|
| Kement attı dehrin mihr ü mâhına! |
|
|
|
|
| Lâkin sen Sultanım gavs-ı ekbersin! |
|
|
Âhiretten bile himmet eylersin,
|
|
|
| Çok çekti şu millet, murada ersin, |
|
|
| Şefaat kıl şâhım meded hâhına! |
|
|
| Rıza Tevfik Bölükbaşı |
Erkek : Sami - Kız : Hicret - Yemek : Sucuklu Yumurta, Lahana Sarması, Salata