Untitled Document

TARİH - BULGAR ZULMÜ

93 Harbi (1877-1878) öncesi, Sofya'da Osmanlı eseri olarak 53 câmi ve mescid, 40 mekteb, 2 medrese, 1 han, 1086 çeşitli dükkân bulunuyordu. Bulgaristan’daki diğer iller ve yerleşim merkezlerinde ise, resmi kaynaklara göre, câmi, medrese, mektep zâviye, imâret, han, hamam, köprü, çeşme, çarşı, hastane, saray ve kütüphane olarak toplam 3 399 Türk eseri vardı. 93 Harbi’nde Ruslar, Türk-İslâm eserlerini tek tek yıkmanın zorluğu karşısında, topa tuttukları şehirlerle beraber yıkmışlardır.

Ruslar’ın emrindeki Bulgarlar, şehirleri önce topa tutmuş, sivil halkı, çoluk çocuğu bile, top ateşi ile öldürmüşlerdir. Daha sonra, Rus ve Bulgar askerleri, topa tutulan şehirlerde sağ kalanlara kadın, erkek, yaşlı, çocuk demeden, zulm etmiş köyleri yağma etmiş ve ateşe vermişlerdir. Esir aldıkları Türkler’i binbir türlü ezâ ve cefâ ederek, kamplarına kadar aç ve susuz yürütmüşlerdir. Yolda hasta ve yaralılar tedâvi edilmediği gibi, aç kurtların pençesine canlı canlı bırakılmış veya ölüme terk edilmişlerdir. Üstelik, henüz ölmeden bırakılan bu insanların elbiseleri üstlerinden alınmıştır.

Sadece eski Zağra’da 15-16 bin asker öldürülmüştür. Esir kamplarında yemek bile verilmeyen Türkler karlardan erittikleri su ile abdest alıp namazlarını kılmışlardır. 1912-1913 Balkan Savaş'ı sırasında da Bulgar zulmü giderek artmış, halkın Hıristiyanlaştırılmaya başlaması ile birlikte câmiler yıkılmış veya kiliseye çevrilmişlerdir.        

Dr. Ahmed Maranki, Türkiye  Gazetesi



Erkek : Zübeyr - Kız : Zahide - Yemek : Karnıyarık, Bulgur Pilavı, Cacık, Yumurtalı Sufle



Featured Image 01