Untitled Document

SOHBET - AŞK - NAMUS - HAYÂ

Sevgi, insanın elinde olmıyan bir duygudur. İffeti yâni nâmûsu korumak şartı ile birisine karşı sevgi duymakta mahzûr yoktur. Hattâ iffetini koruyarak sevgisini gizlemek çok sevâbdır.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

"Kim, âşık olup, aşkını gizlese, iffetini muhâfaza edip, sabrederse, Allahü teâlâ, onun günâhlarını affederek Cennetine koyar."

"Âşık olup, iffetini muhâfaza ederek ölen şehiddir."

Demek ki, dînimizde iffeti muhâfaza etmek ve sevgisi sebebiyle günâh işlememeye sabretmek, çok sevâbdır. Çünkü, genel olarak birisine sevgi duyan kimsenin, kendisini günâh işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevâbı da büyük olur.

İmâm-ı Gazâli hazretleri buyuruyor ki: "Aklı dinlemeyen, en çok ona isyân eden şehvettir. İnsanların, başkalarının ayıplamaları gibi sebeplerle şehvetten kaçınmaları faydalı ise de, büyük sevâb alamazlar. Fakat günâh işlemek için bütün imkânlara sahipken, ortada hiçbir korku yok iken, sırf Allah rızâsı için, Allahtan korktuğu için şehvetine esir olmazsa, ona mâni olursa en büyük fazîlete kavuşur. Bu derece sıddîklar, şehîdler makamıdır."
İffetli kimse, hayâ sâhibidir, yâni günâh işlemeye utanır.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Hayâ îmândandır."
"Hayâsı olmıyanın îmânı da olmaz. Îmânsız da Cennete giremez."
"Hayâ ile îmân, beraber bulunur. Biri giderse, öteki de gider."
"Herkesin yanında Allahtan utanmayan, gizlide de utanmaz."
"İffetli olmak isteyeni, Allahü teâlâ iffetli kılar."



Erkek : Halim - Kız : Talibe - Yemek : Patlıcan kebabı, Salçalı Makarna, Karpuz



Featured Image 01