Untitled Document

MANZUM MENKIBE - MERHAMET

Hazret-i Sıddîk ile, hazret-i Ali, bir gün,
Gelip oturmuşlardı, mescidinde Resûlün.

O esnada içeri, biri girdi bu kere,
Selâm verdi Resûle, hazret-i Ebû Bekr’e.

Tam oturacaktı ki, baktı, hazret-i Ali,
Adam onu görünce, değişti birden hâli.

Sarardı beti-benzi, mahcûp oldu be gâyet,
Hazret-i Ebû Bekir, eyledi buna hayret.

Hemen suâl etti ki, Aliyyül Mürtezâ’dan,
O niçin mahcup oldu, seni gördüğü zaman?

Dedi: "Yirmibin akçe, borcu var onun bana,
Bu sebep olabilir, böyle mahzunluğuna."
Huzuruna çağırıp, sordu ki o kimseye;
"Niçin ödemiyorsun, borcunu sen Ali’ye?"

Dedi ki:"Ödemeğe, yok bende güç ve tâkat,
Yoksa geciktirmezdim, ödemeyi bir saat."

Buyurdu ki:"Borcunu, şimdi ben ödeyeyim,
Sen dahi bir arzumu, yerine getir benim."

Fâtiha sûresinin, okuyup yarısını,
Hediye eyle bana, ecir ve sevâbını.

Başladı okumaya, o şahıs sevinerek,
Fâtiha-i şerîfi, okudu yarıya dek.

Buyurdu ki:"Devam et, oku da gel sonuna,
Yirmibin akçe daha, vereyim ben de sana."

İLİM VE TEKNİK - TELEVİZYON

Almanya'da televizyon yayınları ile ilgili bir araştırmada, sayıları artan şiddet ve müstehcen programların çocukları saldırganlığa ve sapıklığa yönelttiğini ortaya çıkardı. 1970 yıllarında her TV kanalında günlük ortalama 3 cinâyet hâdisesi gösterilirken, bu sayının 1994'de kanal başına 10 cinâyete yükseldiği meydana çıkmıştır.



Erkek : Hakkı - Kız : Hafize - Yemek : Izgara Köfte, Karışık kızartma, Şeftali



Featured Image 01