ŞİİR - MOHAÇ TÜRKÜSÜ
| Bizdik o hücûmun bütün aşkıyle kanatlı; |
| Bizdik o sabâh ilk atılan safta yüz atlı. |
| Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle, |
| Canlandı o meşhûr ova at kişnemesiyle! |
| Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü; |
| Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü. |
| Gül yüzlü bir âfetti ki her bûsesi lâle; |
| Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle! |
| Dünyâya vedâ ettik, atıldık dolu dizgin; |
| En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin! |
| Bir bir açılırken göğe, son def’a yarıştık; |
| Allaha giden yolda meleklerle karıştık. |
| Geçtik hepimiz dört nala cennet kapısından; |
| Gördük ebedî cedleri bir anda yakından! |
| Bir bahçedeyiz şimdi şehidlerle berâber; |
| Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber. |
| Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden, |
| Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden! |
| Yahya Kemal Beyatlı |
FIKRA - OLGUNLAŞMAMIŞ
Adam çarşıdan biri yeşil, diğeri kırmızı iki papağan almış, evine dönüyordu. Yolda kuşlar kafesten kaçarak akıl hastahanesinin bahçesine uçtular. Bahçedeki elma ağacına konan kuşları yakalamak için bir deli hemen ağaca tırmandı. Tekrar yere indiğinde elinde yalnız kırmızı renkli papağan vardı. Adam deliye sordu:
-Niçin öteki kuşu da yakalamadın? -Görmüyor musun? Onun rengi henüz yeşil. Daha kızarıp, olgunlaşmamış.
DÜNKÜ CEVAP
100 sayısının üçte biri ile, üçte birinin yarısıın toplamı 50 dir. Yani 100'ün yarısı demektir.
Erkek : Necati - Kız : Nihal - Yemek : Paça Çorbası, Güveç, Pirinç pilavı, Cacık
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE