MANZUM MENKIBE - EYVAH DENECEK
| Ali bin Ömer Harbî, büyük âlim, evliyâ, |
| Onun irşâdı ile, nûrla doldu bu dünya. |
| Güzel ahlâk sâhibi, merhametli idi pek, |
| Geçirmişti ömrünü, dîne hizmet ederek. |
| Her ne zaman nasihat etse idi o, halka, |
| Ölüm ve sonrasından bahsederdi mutlaka. |
| Bir gün sevdiklerine buyurdu ki: Bu hayat, |
| Hayâlden ibârettir, değil gerçek hakikat. |
| Şimdiden kendinizi ölüm ve sonrasına, |
| Hazırlayın ki zîrâ, bu er geç erer sona. |
| Âhıret hayatının ebedî olduğunu, Kıyâmette işlerden hesap sorulduğunu, |
| İnsan iyi anlasa, mesele kalmaz, fakat, |
| Anlamadan ölürse, pişmân olur o, heyhât! |
| Ölüp kabre girince, der, “Eyvâh! Ben ne yaptım? |
| Niçin bu hakîkati dünyada anlamadım?” |
| Bilmeden bu iş olmaz, bu din, “bilmek” dînidir, |
| Dîni öğrenmek ise, amel etmek içindir. |
| Amel de, Allah için yapılır ihlâs ile, |
| Kullar beğensin diye yapılırsa, nâfile. |
| Evlenmek, bir iş kurmak, yiyip içmek ve namaz, |
| Allah için olmazsa, hiç bir işe yaramaz. |
FIKRA - BUZ KESMEK
Erzurumlu ve Karslı iki arkadaş konuşurken Erzurum'lu der ki: - Bizde çok soğuk olur. Kışın bir kedi damdan dama atlarken havada buz kesilir...
Kars'lı hemen atılır: - O da nedir ki? Kars'ta iki kişi sokakta konuşsa kelimeler buz kesilir, diğerinin suratına küt küt vurur...
Erkek : Rüçhan - Kız : Süheyla - Yemek : Pirinç pilavı, Yaz Türlüsü, Salata, Karpuz
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE