Untitled Document

ŞİİR - SOYUMUZ

Bulutları delip geçse bir gün çok mu boyumuz?
Kaç bin yılın gövdesinden kopup gelmiş soyumuz!

Nice nice yüzyılları biz devirmiş, yıkmışız;
Nice ünsüz kuru başı kovuklara tıkmışız.

Kollarımız yeri sarmış, düşüncemiz gökleri,
Varlıklardan öbür yanda, bu milletin kökleri!

Denizleri dinlemişiz, yıldızlara bakmışız;
Geçmişlerden ders almışız, geleceğe akmışız!

Dört bir yana akın etmiş Türk atası durmamış,
Nerde otağ kurmuşsa o boş boşuna kurmamış!
Takmış yayı arkasına çelikten bir ay gibi,
Yelesini yele vermiş kişniyen bir tay gibi!

Ululuğun bağlarını o olmuş ilk bağlayan,
Güzelliğe gönül veren, ülkü için çağlayan!

Doğruluğu o göstermiş en arı öğüt gibi;
İnceliğe o titremiş narin bir söğüt gibi.

Nice bin yıl çelmemizi dalgalara takmışız,
Enginleri çiğnemişiz, şimşek olup çakmışız.

Görülmemiş bir tek tepe, bu soy ona çıkmasın;
Duyulmamış tek bir engel, bu soy onu yıkmasın.

Gene bugün yalazlarla, köpüklerle doluyuz;
Bu ak soyun oğluyuz, biz bu milletin koluyuz.
Fâzıl Ahmed Aykaç

FIKRA - SAYI

Sayı saymayı bir türlü öğrenemeyen Ertan'a öğretmeni kızıp der ki: -Bak Ertan. Sana cezâ veriyorum. Tam 100 defâ, "Ben sayı saymasını bilmiyorum." diye yazacaksın!

Ertesi gün öğretmen Ertan'ın ödevine bakınca daha da çok kızar: -Ben sana 100 defâ demiştim. Sen 28 defâ yazmışsın.

Ertan boynunu büküp cevap verir: -Öğretmenim,  ben  sayı saymasını bilmiyorum ki!..

 



Erkek : Abdurrahman - Kız : Canan - Yemek : İşkembe Çorbası, Kabak Musakkası, Kavun



Featured Image 01