SOHBET - CÖMERTLİK
Medîne'nin yerlileri (Ensâr-ı kirâm), Medîne’ye hicret eden müslümanlara (Muhâcirlere) büyük fedâkârlıklarda bulundular. Bütün mallarına onları ortak ettiler.
Resûlullah, ganîmetlerin taksiminde iki teklifte bulundu. Ya Ensârın evlerinden çıkıp başka yerde kalmaları şartı ile ganîmetlerin hepsi muhâcirlere verilecek veya Muhâcirler, Ensârın evinde bir müddet daha kalmak şartı ile, ganîmetler Ensâr ile Muhâcirler arasında taksim edilecekti. Bu teklif için Ensâr-ı kirâm, "Biz ganîmet istemeyiz. Hepsi Muhâcirlere verilsin! Onların evlerimizden çıkmalarına da asla râzı olmayız." dediler. Buna Peygamber efendimiz çok memnun oldu. Allahü teâlâ, Eshâb-ı kirâmı överken buyuruyor ki:
"Onlar, fakr-u zarûret içinde olsalar bile, diğerlerini kendilerine tercih edip öz canlarından daha üstün tutarlar."
ÇOCUK TERBİYESİ - TELEVİZYON VE ÇOCUK
Çocukları televizyonun başından kaldırmak büyük bir derttir. Yarı uyku ile televizyonu seyrettikleri halde, "Haydi yavrum git yat!" dediğinizde yine de mızmızlanırlar. Hâlbuki ister tatil, isterse okullar açık olsun, uyku saatlerini geçirmemelidir. Yaşının çok üzerindeki şeyleri bir anda görerek öğrenen çocuğun, psikolojik dengesi bozulur. A.B.D.'inde bir grup psikolog, her an intihar edebilecek olan; anne, baba, saygı, ahlâk diye kavramları çoktan kaybetmiş; uyuşturucu müptelâsı gençliği incelemeye tâbi tutmuşlardır.
Sonuçta; bu gençlerin, televizyonların her türlü programını küçük yaştan itibaren seyreden ve terbiyeyi anne-babadan değil de, televizyondan öğrenen çocuklar olduğunu tespit etmişlerdir.
Erkek : Nurullah - Kız : Mihriban - Yemek : Un çorbası, Etli Biber Dolması, Salata, Aşure
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE