Untitled Document

TARİH - FETİH ÖNCESİ

İstanbul’un fethi Türk ve cihân târihi bakımından çok önemlidir: Fatih Sultan Mehmed Hân, çok cesur ve çok zekî olduğu kadar, çok mükemmel yetişmiş bir hükümdardır.

Rumeli Hisarı’nın plânını kendisi yapmıştır.  Bu hisar, Karadeniz'den gelecek Venedik kolonilerinin, Venedikle ikmâl yollarını kesmiştir. Vezirleriyle birlikte hisarın yapımında çalışmıştır. Hisar yapılırken, İmparatorun gönderdiği elçinin: "Bizans toprakları üzerinde kale yapmasının dostluğa ve ahde vefâya uymadığını" belirtmesi üzerine, "Var git kralına söyle; o rahmetli babam zamanında ahdi çok bozmuştu." diyecek kadar dirayetli; fetihten sonra bütün Hıristiyan âlemini karşısına almayacak kadar şuurlu bir diplomattı. Donanmayı, Beşiktaş’tan Haliç’e indiren teknik zekâ Fatih’e mahsustur. Haliç’te, Kasımpaşa'dan başlayarak boş fıçılar üzerinde kalaslar bağlatıp, Kasımpaşa-Ayvansaray arasında 5.5 m eninde köprü teşkil ettirmesi onun askerî ve teknik zekâsının mahsûlüdür.

Ateşli silâhların soğutma tekniği, ilk defâ  onunla başlar. O zamana kadar bulunmayan en güçlü ateşli silâhlara ve toplara sahipti.  Havan topunun balistik hesaplarını yaparak, dik mermi yollu ilk silâhı o keşfetmiştir. Arapça, Farsça, Lâtince, Yunanca, Sırpça ve birçok batı lisanını biliyor, Avrupa ilim ve tekniğini çok iyi takip ediyordu. Astronomi, matematik, askerlik, tarih, coğrafya bilgisi çoktu. Kelâm ve matematikte devrinin otoritelerinden birisiydi. Avnî mahlâsıyla edebî değeri bugün dahi çok yüksek şiirler yazdı.

Fatih, çok sır saklardı. Hatta; "Sırrıma sakalımın tek telinin vâkıf olduğunu bilsem hepsini keserim."sözü çok meşhûrdur.



Erkek : Fahri - Kız : Fahriye - Yemek : Şehriye çorbası, Etli Patates, Pilav, Kiraz



Featured Image 01