TARİH - MOLLA HÜSREV
İsmi Muhammed bin Ferâmuz’dur. Sivas ile Tokat arasında Kargın köyünde doğdu. Babası müslüman olmuş bir Fransız subayıdır. Eniştesi Hüsrev isminde bir Osmanlı emîridir. Babası küçük yaşta ölünce, eniştesinin yanında büyüdü. Hüsrev kayını diye tanındı. Sonra kayını kelimesi de kaldırılarak Molla Hüsrev adıyla meşhur oldu. 1480'de İstanbul’da vefât etti. Bursa’da defnedildi. Tahsilini tamamladıktan sonra Edirne’de müderrislik yaptı. II. Murad Hân devrinde 1429’da kadıasker oldu. Sonra şehzâde Fatih’e Manisa’da hocalık yaptı. Fatih Sultan Mehmed tahta geçince İstanbul’da kadılık ve müderrislik yaptı. Bursa’da bir medrese kurarak ilim öğretmekle meşgûl oldu. 1460’da şeyhulislâm oldu. 20 sene bu vazifeyi sürdürdü.
Fatih Sultan Mehmed Hân bir düğün yemeğinde Molla Gürânî’yi sağ yanına, Molla Hüsrev’i de sol yanına oturtarak iltifatta bulunmuştu. Fatih, Molla Hüsrev için Zamanımızın Ebû Hanîfesidir, diyerek teveccüh göstermişti. Molla Hüsrev’in bir çok kıymetli eseri vardır. En önemlisi fıkha dair Dürer-ül hükkâm fi şerh-i Gurer-il-ahkâm'dır. Osmanlı medreselerinde asırlar boyunca temel kitap olarak okutulmuştur.
NÜKTE - PÂDİŞAH KALESİ
Sultan Murad Hân, cesur kişileri sever, mertçe söylenmiş sözlerden de hoşlanırdı. İran seferine giderken pâdişah Konya’ya uğramıştı. Bir gün atı ile kaleye girerken, kale muhâfızı kendini tanımamış ve şöyle demişti:
"Bre ağa! Attan in, yaya yürü! Bu bir pâdişah kalesidir, at ile girilmez!" Pâdişah, bu sözlerden çok hoşlanmış ve kale muhâfızını mükâfatlandırmıştır.
Erkek : Reşad - Kız : Letafet - Yemek : Pirinç çorbası, Balık tava, Salata, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE