Untitled Document

MENKIBE - KOMŞU HAKKI

Büyük evliyâlardan Abdullah bin Mübârek hazretleri anlatır:  Hacca gitmiştim. Hacdan sonra rü’yâmda iki meleğin konuşmalarına şahid oldum. Bu sene 600  bin kişinin hacca geldiğini ve hiçbirinin haccının kabul olmadığını söylüyorlardı.

Konuşmaları işitince, dedim ki: -Bunca insan, bunca zahmet ve meşakkate katlanıp dünyanın her tarafından hacca geldiler. Çöller ve diğer zor şartlarda büyük sıkıntılara katlandılar. Bu emekler boşa mı gitti?

Bunun üzerine melek şöyle dedi: -Şam’da ayakkabı tâmir eden Ali bin Muvaffak adında birisi vardır. O, hacca gitmeye niyet etmişti; fakat gidemedi. Lâkin haccı kabûl edildi. Altı yüz bin hacıyı ona bağışladılar.

Bunu işitince uyandım. Gidip o zâtı ziyâret etmeliyim.   Şam’a gidip o zâtın evini buldum.

İsmimi duyunca, feryâd edip kendinden geçti. Kendine gelince,  rü’yâmı anlattım. Haccının kabûl edildiğini ve  berâber 600 000 kişinin de haclarının kabûl edildiğini haber vererek, bunun sebebini sordum. dedi ki: -Otuz seneden beri hacca gitmeyi arzu eder dururdum. Bu işimden, otuz senede üç yüz dirhem gümüş biriktirdim. Bu sene de hacca gidecektim. Hanımım hâmileydi. Komşumun evinden burnuna yemek kokusu geldi. Hanım, komşudan yemek istememi söyledi. Gidip, hanımın arzusunu söyledim. Komşum ağlayarak şöyle dedi:

-Ey Ali bin Muvaffak, bizim bu yemeğimiz size helâl değildir. Çünkü üç gündür, çocuklarım bir şey yememişlerdir. Ölü bir hayvan gördüm. Zarûret miktârınca ondan bir parça kesip getirdim. Çocuklara yemek pişiriyorum. Size helâl olmaz. Bunu duyunca, Hac için biriktirdiğim gümüşleri verdim ve dedim ki:

-Bunu çocuklarına nafaka yap, bu seneki nâfile haccımız bu olsun.


Erkek : Zahit - Kız : Zahide - Yemek : Sebze çorbası, Kuru fasulye, Bulgur Pilavı, Cacık



Featured Image 01