Untitled Document

HATIRA - BİR BABANIN PİŞMANLIĞI

Evlendikten 2 sene sonra, Almanyada iş buldum. Artık Almanya bizim için diyar olmuştu. Çocuklarımız oldu. Okula başladılar. Hiçbiri doğru dürüst Türkçe dahi bilmiyor... Çalıştığım yerde birgün gözüme Türkiye isimli gazete çarptı. Dinî yazılar görünce, dedim ki: Bu gazeteyi de, kimbilir tanıdığım müslüman gözüken kişiler gibi kimseler çıkartıyor... Bıraktım ve uzaklaştım oradan. Ertesi gün ayaklarım beni yine o gazeteyi almaya götürdü... Okudum... Fakat dinden bahsettiği hâlde, hiç mi hiç korkutucu, ürkütücü şeyler yoktu. Aksine, babamdan ara sıra duyduğum güzel menkıbeler, ahlâkî konular vardı. Çocukluk yıllarım hatırıma geldi. Duygulandım gurbette oluşuma. Ağladım odamda... Neye ağladığımı bilemeyen ağlamak geldi içimden.

Bir akşam kendi kendime dedim ki: "Kalk bedbaht adam! Bir güzel abdest al! Unutmak üzere olduğun o namaz sûrelerini hıçkıra hıçkıra okuyarak, Hakkın huzuruna dur!.." Kalktım. Abdest almaya başladım. İki çocuğum  var, biri 8 diğeri 12 yaşında... Benim o halimi görünce, merakla sordular: "Aaa baba ne yapıyorsun öyle?" Çocuklarım namaz kılışımı izlerken, hanım da gözyaşlarını tutamayıp ağlamaya başlamıştı... Duâm bitince:

"Yavrum, şu anda sizin karşınızda, size bu mübârek dîni öğretmediği için sizin en büyük düşmanınız olan bir adam duruyor. Yavrum, biz müslümanız... Bu da, Allahın biz kullarına birinci vazife olarak emrettiği namaz ibâdetidir.  Bu hayata 40 gündür okuduğum Türkiye Gazetesi sayesinde döndüm." dedim. Rabbime hamd olsun, şimdi ailece gerçek huzuru bulmuş ve müslüman olmanın hazzını tatmış olarak, vatanımızın hasretiyle yaşıyoruz burada...

Rümuz: Gurbet Kuşu - Almanya



Erkek : Rıfat - Kız : Fazilet - Yemek : Mercimek Çorbası, Tavuk Yahnisi, Pilav, Komposto



Featured Image 01