SOHBET - TEMİNAT VEREBİLİR MİSİN
Şakîk-i Belhi hazretlerine, zengin bir zât şöyle dedi: -Senin bütün ihtiyaçlarını, kendi malımdan karşılayayım, sen zahmet edip çalışma!
-Kabûl ediyorum, ama bâzı şartlarım var. Bunlara râzı olursan, teklifini kabûl ederim. -Nedir bu şartların?
-Bana verdiklerinden dolayı malında bir azalma olmıyacak. Mallarını hırsızlar çalmayacak. Olur ya, birgün bu niyetinden ayrılıp bana nafaka vermekten vazgeçmiyeceksin. Bende bir kabahat görüp vermekte olduğun nafakayı kesersen ve ömrün bitip ölürsen ve ben de nafakasız kalırsam ne olacak? Bütün bunların olmıyacağına dair bir teminât verebilirsen teklifini kabûl edeyim. -Böyle bir teminatı nasıl verebilirim.
-Halbuki, benim rızkımı öyle bir zât veriyor ki, bütün mahlûkların rızıklarını verdiği halde, hazinelerinde azalma olmuyor. Bu kadar günâhlarımız olduğu ve en ince teferruatına kadar bütün yaptıklarımızı bildiği halde ihsânı ve merhameti o kadar boldur ki, kimsenin rızkını kesmiyor.
Sonra O'nun için ölüm diye birşey yoktur. Böyle bir zât rızkıma kefil olmuş iken başkasından birşey beklemekliğim kulluğuma yakışır mı? Her türlü ayıp ve kusurlardan uzak olan böyle bir zâtı bırakıp da, kendim gibi âciz olan bir kula el açarsam Rabbim gücenmez mi? Böyle yapanların ne kadar zavallı ve akılsız oldukları meydanda değil midir?
Erkek : Necip - Kız : Zerrin - Yemek : Sığır Eti Haşlama , Bezelye salatası, Meyve
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE