Untitled Document

MANZUM MENKIBE - HAZÎNE

Ömer bin Abdülaziz zamanında cümle halk,
Sulh ve sükûn içinde, yaşadı tam olarak.

Halbuki teb’asından, yoktu hiç fakir biri,
Yüksekti her kişinin, hayat seviyeleri.

Onun dirayetli ve güzel idâresiyle,
Zekât alacak fakir, yoktu bir kimse bile.

Hattâ yirmibeş sene müddetle, bu bir gerçek,
Bir fakir bulunmazdı, yine zekât verecek.

Öleceğine yakın, dediler: "Hazîneden,
Ailene bir şeyler, vasiyyet et ölmeden."
Buyurdu ki: "Ya iyi, sâlih olur çocuklar,
Yâhut harâm işliyen, fasık kimse olurlar.

Sâlih olurlar ise, lüzum yok asla mala,
Zîra yardımcı olur, onlara hak teâlâ.

Çünkü A'râf sûresi, yüzdoksanaltı âyet,
Bunu haber veriyor; bizlere açık ve net.

Yok eğer kötü insan, fâsık olacaklarsa,
Onların günahına, yardımcı olmam aslâ."

Sonra çocuklarına buyurdu: "Evlâtlarım,
Ben haksızlık yaparsam, Cehennemde yanarım."

FIKRA - HESAP

Lokantada yediği yemeklerin hepsi de soğuktu. Duruma çok sinirlenen adam, garsona çıkışır: -Bu nasıl lokanta böyle? Bütün yemekler soğuk. Şöyle insanın içini yakacak birşey yok mu?

Garson soğukkanlılıkla cevap verir: -Var efendim... Az sonra hesabı getireceğim...

 



Erkek : Şakir - Kız : Şeyma - Yemek : Soğan Çorbası, Yumurtalı Ispanak, Bohça Tatlısı



Featured Image 01