MANZUM MENKIBE - İMÂM-I RABBÂNÎ
Feth Hân'a yazdığı mektubda bu büyük zât
Ona Namaz hakkında şöyle etti nasîhat:
Allahü teâlâya olsun ki, hamd-ü senâ,
O bizi kavuşturdu, ehl-i sünnet yoluna.
Muhterem ahbaplara, birinci nasîhatim,
Dînin emirlerine yapışsınlar her dâim.
Yâni, bir müslümanın en birinci görevi,
İslâma uymaktır ki, budur işin temeli.
Bugün namaz kılanlar olsa da pek çok,
fakat, Pek “ta’dîl-i erkân”a, etmiyor çoğu dikkat.
Hâlbuki Resûlullah, şöyle buyurmaktadır:
Hırsızların büyüğü, namazından çalandır.
Eshâb bunu duyunca, sordular ki o zaman:
Nasıl çalabilir ki, bir kimse namazından?
Buyurdu: Erkânına, etmezse kim riâyet,
O kimse namazından çalmış olur nihayet.
Namaz, düzgün ve doğru edâ olunduğunda,
O namaz, sâhibine eder şöyle bir duâ:
Nasıl ki kusurlardan, korudunsa sen beni,
Allah da her kusurdan, korusun böyle seni.
Güzel kılınmaz ise, olur çirkin ve siyah,
O da bedduâ eder o kimseye mâzallah.
Der ki: Sen nasıl beni, zâyi ettinse eğer,
Allah da seni etsin, böyle zâyi ve heder.
Ona Namaz hakkında şöyle etti nasîhat:
Allahü teâlâya olsun ki, hamd-ü senâ,
O bizi kavuşturdu, ehl-i sünnet yoluna.
Muhterem ahbaplara, birinci nasîhatim,
Dînin emirlerine yapışsınlar her dâim.
Yâni, bir müslümanın en birinci görevi,
İslâma uymaktır ki, budur işin temeli.
Bugün namaz kılanlar olsa da pek çok,
fakat, Pek “ta’dîl-i erkân”a, etmiyor çoğu dikkat.
Hâlbuki Resûlullah, şöyle buyurmaktadır:
Hırsızların büyüğü, namazından çalandır.
Eshâb bunu duyunca, sordular ki o zaman:
Nasıl çalabilir ki, bir kimse namazından?
Buyurdu: Erkânına, etmezse kim riâyet,
O kimse namazından çalmış olur nihayet.
Namaz, düzgün ve doğru edâ olunduğunda,
O namaz, sâhibine eder şöyle bir duâ:
Nasıl ki kusurlardan, korudunsa sen beni,
Allah da her kusurdan, korusun böyle seni.
Güzel kılınmaz ise, olur çirkin ve siyah,
O da bedduâ eder o kimseye mâzallah.
Der ki: Sen nasıl beni, zâyi ettinse eğer,
Allah da seni etsin, böyle zâyi ve heder.
FIKRA - İFTİRACI
Tilki düşe kalka kaçarken, biri buna şaşırıp sorar:
- Ne oluyor, niçin kaçıyorsun?
- Haber aldım. Develeri tutup tutup işe sürüyorlarmış. Hem de, hiç para vermeden.
- Budala, senin neren deveye benzer ki?
- Öyle deme. iftiracının biri; “İşte bu da bir devedir.” derse, deve değil de, tilki olduğumu anlatıncaya kadar postumun elden gitmeyeceği ne malum?
Erkek : Adnan - Kız : Azize - Yemek : Etli Türlü, Pirinç pilavı, Salata, Hurma Tatlısı
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE