Untitled Document

HATIRA - ANZAKLI ÖMER

1957 'de, ihtisas için ABD'ne gittim. Medical Arts Center Hospital adlı bir hastanede görev aldım... Burada bir hasta kan vermek için kolunu açınca, dövme şeklinde bir Türk bayrağını gördüm. Kendisine sordum:

-Siz Türk müsünüz? -Türk değilim.

-Peki, bu Türk Bayrağı nedir? -Yıl 1915. Sen hatırlamazsın o yılları... Çanakkale diye bir yer var Türkiye'de. Orada savaşmak üzere bütün Hıristiyan devletler asker topluyorlardı... Ben Avustralya Anzaklarındanım... "Barbar Türkler, hıristiyan dünyasını  yıkacaklar. Beraber üzerlerine gideceğiz.." dediler. 

Bizim beynimizi yıkayan İngilizler,  Çanakkale'ye sevkediyordu. Bizi gemilere doldurup Çanakkale'ye getirdiler... Bir taarruz anında dipçik darbesiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda yabancı insanların yanındaydım. Çok korkmuştum. Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürürler. Ama öldürmediler... Cephenin gerisine götürdüler.

Biz esirlere misâfir gibi davrandılar. "Yazıklar olsun bana dedim. Böyle asil insanlarla niye savaşıyorum ben? Bu İngilizler ne sahtekarmış. Ne kadar Türk düşmanıymış." diyerek pişmân oldum. Serbest kalınca Türkleri unutmamak için bu dövmeyi yaptırdım...

Gözleri dolu dolu olmuştu... "Doktor! Müslüman olmak zor mu? Beni müşlüman eder misin?" dedi. İslâmı anlattım. Kabûl etti. Hem titreyen dudaklarıyla kelime-i şehâdet getiriyor, hem ağlıyordu. İsmini Ömer yaptı. Bir müddet sonra Anzaklı Ömer sağ elinde tesbih sol kolunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imânı ile kelime-i şehâdet söyleyerek kucağımda ruhunu teslim etti...

Dr. Ömer Sami Musluoğlu - ABD



Erkek : Cem - Kız : Banu - Yemek : Mercimek Çorbası, Peynirli Pizza, Salata, Sütlaç



Featured Image 01