Untitled Document

MAKALE - ESKİ RAMAZANLAR

Artık herkes, o eski Ramazânlardaki tadın kalmadığını söylüyor.  Ramazân mâneviyâtının eskiden olduğu gibi derinden hissedilmediği bir hakîkattir. Oruç tutanlar, her zaman olduğu gibi, erkenden işlerinin başında olmak, iftar kaçta olursa olsun, mesâi bitince işlerinden ayrılmak mecburiyetindeler. Ramazân, eski hayatımızda, geceyle gündüzün yer değiştirmesi gibi olağanüstü bir hâdise idi. Kandil  ve mahyalarla donatılan minâreler, fenerlerle ışıl ışıl aydınlatılan sokaklar, Ramazân gecelerini, gerçekten bir şenliğe döndürürdü.

Çocukların da en mutlu oldukları zamanlar, bu gecelerdi. Hilâli ilk gören gözcü, gözlemini Kadı'nın huzurunda iki şahidle isbat edip de bekçiler davullarını gümbürdetmeye başlayınca, sevinç dalga dalga bütün şehri sarardı. Bekçilerin peşlerine takılan çocukların sevinç çığlıkları davul seslerine karışarak sokakları çınlatırdı. Sırf Ramazân gecelerine mahsus çocuk oyunları vardı. Ramazanın on beşinden sonra tatlı bir hüzün yaşanırdı. Mahyalar "Hoş geldin Ramazân!" yerine "Elveda Ramazân!" yazdı mı, insanlar, "İki gözüm Ramazân, işte geldi, gidiyor!" diye kederli kederli söylenirlerdi.

Beşir Ayvazoğlu, Türkiye Gazetesi

ZEKÂ BULMACASI - OTOMOBİLİN HIZI

Otomobilimle giderken iki rakamlı bir kilometre levhasına rastladım. Bundan bir saat sonra rastladığım kilometre levhasında aynı iki rakam yer değiştirmiş olarak yer almıştı. Bir saat sonra rastladığımda ise, 1. levhadaki rakamların arasında bir sıfır vardı. Otomobilimin saatteki hızı kaç km'dir?

(Cevabı yarın)



Erkek : Ziya - Kız : Kerime - Yemek : Erişte çorbası, Makarna, Salata



Featured Image 01