MANZUM MENKIBE - HAVADA UÇMAK
| Ebû Sa'id Ebül Hayr, adında bir büyüğün, |
| Yanına da bir defâ, insanlar geldi bir gün. |
| Dediler ki: Yürüyor, filânca şahıs suda, |
| Siz ne buyurursunuz, acaba bu hususta? |
| Buyurdu ki: Bu işler, dinde değersizdirler, |
| Zira kurbağalar da, suda yüzebilirler. |
| Dediler ki: Filân da, uçuyor havalarda. |
| Buyurdu ki: Uçuyor, sinek ve kargalar da. |
| Dediler ki: Efendim, biri de var ki yine, |
| Bir solukta gidiyor, bir şehirden birine. |
| Buyurdu ki: şeytan da, bunu yapabiliyor, |
| Dînimiz bu şeylere, aslâ kıymet vermiyor. |
| Mert olan, bulunur da, her çeşit insan ile, |
| Lâkin Hak teâlâyı, unutmaz bir an bile. |
| Maksat uçmak değildir, dinde emir edilen, |
| Dinin emirlerine, uymak önce istenen. |
YARIN - HIRKA-İ ŞERÎF AÇILIYOR
Peygamber efendimizin iki mübârek hırkası İstanbul’da bulunmaktadır.
Birincisi; Yavuz Sultan Selim Hân’a halîfe olduğu zaman teslim edilen bu hırka, Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Saâdet dairesindedir.
İkincisi; Peygamber efendimizin Mîrâc’da giydikleri ve Veysel Karânî hazretlerine hediye olarak gönderilen Hırka-i şerîfdir. Elden ele geçerek, II. Osman Hân’a hediye edilmiştir.
Sultan Abdülmecid Hân, bu Hırka-i şerîf için, Fatih’te Hırka-i şerîf Câmii’ni yaptırmıştır.
Bu Hırka-i şerîf, Ramazan-ı şerîf ayının ilk Cumâ gününden itibâren son gününe kadar, halka ziyâret ettirilmektedir.
Erkek : Behlül - Kız : Betül - Yemek : Mercimek Çorbası, Balık, Helva, Portakal
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE