Untitled Document

MANZUM MENKIBE - KİMSEYİ ÜZMEYİN

Abdullah bin Mübârek, âlim ve evliyâ zât,
Bir gün talebesine, şöyle etti nasîhat.

Buyurdu ki: Siz şöyle, edin ki mülâhaza,
Cemiyet bir Bedendir, fertler de birer A’zâ.

Birinin ayağına, batsa ufak bir diken,
Onun acısı ile sızlanır bütün beden.

İşte bir cemâatin, fertleri de böyledir,
Birisi hasta olsa, hepsi üzüntüdedir.

Bunun için herkese, davranın güzel, iyi,
Herkesle hoş geçinip, üzmeyin hiç kimseyi.

Bir gün de buyurdu ki: Bu din, ilim dînidir,
Felâha ermek için, bir rehber gereklidir.
İslâm âlimleridir, bu yolda rehber, delîl,
Rehbersiz yola çıkan, olur çok hor ve zelîl

Bu islâm âlimleri, bir gemiye benzerler,
Binenler rahatlıkla, selâmete ererler.

Biz, İmâm-ı a’zam'ın, binmişiz gemisine,
Ehl-i sünnet denilir, bu geminin ismine.

Her hangi vâsıtaya, binerse biri eğer,
Onu süren kimseye, uyması îcâb eder.

Bir gemiye binen de, kaptana olur tâbi,
Ona müdahalede, bulunamaz tabiî.

FIKRA - SİGARA

İki arkadaş yolda karşılaşır. Birisi, baston gibi uzun bir sigara yakmıştır. Diğeri hayretle sorar: -Hayrola! Bu da ne böyle?

Öbürü asık bir yüzle cevaplar: -Hiç. Doktorum günde yalnız bir sigaraya izin verdi de...

 



Erkek : Sefer - Kız : Sema - Yemek : Tas kebabı, Nohutlu Pilav, Komposto



Featured Image 01