Untitled Document

SOHBET - MÜ'MİNLERİN ÜSTÜNLERİ

Eshâb-ı kirâmdan, Abdurrahmân bin Avf hazretleri, müslüman olmadan önce ticâret için Yemen’e gittiğinde, Askelân bin Avâkir-ül-Himyerî'ye misâfir olurdu. O zat, ona her varışında Mekke’den şöyle haber sorardı: -Geleceği haber verilen zât zuhûr etti mi?

Resûlullah efendimize peygamberliği bildirilip, İslâmı tebliğ etmeye başladığı senede, Abdurrahmân bin Avf, Yemen’e yine gidip aynı zâta misâfir oldu. Ev sâhibi dedi ki: -Ben seni ticâretten daha hayırlı bir müjde ile müjdelemek istiyorum. Hiç şüphesiz, Allah senin kavminden, kendisinden râzı olduğu, seçtiği bir peygamber gönderdi. O, putlara tapmaktan men edecek ve İslâmiyet’e dâvet edecek. Dönüşünü çabuklaştır. Kendisini tasdîk et ve şu beytleri de O’na götür!

Abdurrahmân bin Avf, o beytleri ezberleyip, Mekke'ye döndü ve hazret-i Ebû Bekire, Yemenli ihtiyârın söylediklerini anlattı. Hazret-i Ebû Bekir dedi ki: -O kimse, Abdullah’ın oğlu Muhammed aleyhisselâmdır. Allahü teâlâ, O’nu insanlara peygamber olarak gönderdi. Hemen O’na gidip îmân et!

Abdurrahmân bin Avf, Efendimizin huzûruna gelince, gülümseyip buyurdu ki: -Hangi haberle geldin yâ Abdurrahman? Bana tevdî edilmek üzere o kimsenin gönderdiği emâneti getir, ver. Hiç şüphesiz onu bana gönderen, Himyerioğulları mü’minlerinin üstünlerindendir.

Abdurrahmân bin Avf, Kelime-i şehâdet getirip müslüman olma şerefine kavuştu.



Erkek : Osman - Kız : Handan - Yemek : Salçalı Köfte, Peynirli Makarna, Hoşaf



Featured Image 01