SOHBET - Mİ'RÂÇ KANDİLİ
Mi’râc hakkında pek çok hadîs-i şerîf vardır. Birkaçı şöyle:
İsrâ [Mi’râc] gecesi Cennetin kapısı üzerinde “Sadakanın sevabı on, ödünç vereninki ise on sekiz mislidir.” yazılı olduğunu gördüm.
O gece, Arşın nûruna gark olmuş bir zât görüp sordum:
-Bu kimdir, bir melek midir?
-Hayır melek değildir.
-Peygamber midir?
-Peygamber de değildir.
-Öyle ise kimdir?
Cebrâil aleyhisselâm dedi ki:
-Devamlı Allahı anan, kalbi mescidlere bağlı ve ana-babasına âsî olmayan bir kimsedir.
Göklere çıkarıldığım zaman, geçtiğim göğün her katında Muhammedün Resûlullah, hemen arkasından Ebû Bekr-i Sıddîk yazılı olduğunu gördüm.
Kureyş’ten Mi’râcımı inkâr edenler olunca, Allahü teâlâ Mescid-i Aksâ’yı gözümün önüne getirdi. Ben de bakıp cevap verdim.
Mi’râca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. Bunların kim olduğunu Cebrail aleyhisselâma sordum; “Bunlar gıybet ederek insanların şahsiyetlerini zedeliyen kimselerdir.” dedi.
Mi’râcda Cehenneme baktım. Kokmuş leş yiyenler gördüm. Bunların kim olduğunu sordum. Cebrâil aleyhisselâm; “Bunlar, gıybet etmek sûretiyle insanların etlerini yiyenlerdir.” dedi.
Mi’râca gidince Cennet ırmaklarını, sonra Beyt-i Mâmur'u gösterdiler.
Erkek : Cafer - Kız : Sevda - Yemek : Tarhana Çorbası, Kış Türlüsü, Salata, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE