TRAFİK - İLK DOLMUŞ
Türkiye’nin ilk dolmuşları, 1939 sonuna kadar, Karaköy-Eminönü ve Kadıköy-Haydarpaşa arasındaki kayıklardı. Kayıkçılar, “Dolmuşa biiiir!...” diye müşteri çağırırlardı.
Bu dolmuşlar, taksicileri de özendirdi. Belediye’den istedikleri izin, uzun müzakerelerden sonra, 27 Aralık 1939’da nihayet kabul edildi. Bir de fiyat tarifesi belirlendi: Eminönü-Taksim 12,5 kuruş, Eminönü-Şişli 15 kuruş, Eminönü-Kasımpaşa 10 kuruş, Beyazıt-Şehremini 7,5 kuruş, Beyazıt-Atikali 5 kuruş...
Böylece İstanbul’da dolmuşlar başladı. II. Dünya Savaşı başlayınca, benzin tasarrufu için hükümet, bütün Türkiye’yi kapsayan 12 Kasım 1940 günlü kararnamesiyle, özel otomobillerin trafiğe çıkmasını yasak etti. Bu tarihte trafikteki araç sayısı; 1004 taksi, 719 özel otomobil, 912 kamyon olmak üzere (askerî vasıtalar hariç) 2635’ti.
Otomobillerinin rahatlığına alışan sahipleri için, benzin yasağı kararı ile karşılaşmak, perişan olmak demekti. Otomobillerini şoförlerine, sanki taksi çalıştırırmış gibi yapanlar ortaya çıktı. İstanbul trafiği, bir de, en lüks taksiler dönemini yaşadı. Bunların sözde müşterileri, elbette gene eski sahipleriydi.
DUYDUNUZ MU? - SÖMÜRGE
Hindistan İngiliz sömürgesi iken, Amir Şehri’nde, bisikletle dolaşan bir İngiliz kızı ile alay ettikleri bahanesi ile, askerlerin hadise mahallindeki halktan 700 kişiyi oracıkta kurşunlayarak katlettiklerini...
Bölge Valisi’nin, ceza olarak bütün şehir halkını günlerce yerde sürünmeye mecbûr ettiğini... Sebebi sorulunca da: “Onlar ineklere tapıyorlar. Bir İngiliz kızı, onların taptıklarından daha azizdir!” dediğini...
Erkek : Selman - Kız : Semra - Yemek : İşkembe Çorbası, Fırında Köfte, Yoğurt
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE