Untitled Document

SOHBET - CÂMİ

En büyük mekân, bu mekânlar üstü,
Cennet bahçesinde gül olur bize.
Çok tatlı meyvesi tadanlar bilir,
Hakka ulaşacak, dal olur bize.

Bir çiçektir câmi, konar arılar,
Mevla’nın aşkına, yanar arılar,
İçer rahmet suyu, kanar arılar,
Mahşer sıcağında, göl olur bize.

Ahlâk, aşkımızın ilham pınarı,
Gölgelik arzeden rahmet çınarı,
Gönül bahçesinin ayvası, narı,
Arı kovanında bal olur bize.

İstiklâl sancağı, sevgi mekânı,
Burda taşır mü'min damarda kanı,
Mevlâmız tutarsa, Ahmed yakanı,
Cennet işte o gün, yol olur bize
Gön: Ahmet Tüylü- Kayseri

TARİH - KABİLİYET

Kanûnî Sultân Süleymân Hân devrinde İstanbul'a gelmiş ve uzunca bir müddet kalmış olan Avusturya elçisi Busbek, yazmış olduğu hatırâtında, Osmanlıları şöyle medhetmektedir:

"Osmanlılar, kâbiliyetli bir kimse buldukları zaman, nâdide bir elmas bulmuş gibi sevinirler. Onun yetiştirilmesi için hiçbir fedakârlıktan çekinmezler. İyi bir eğitim ve öğretim görmüş bir kimsenin hizmeti ile iftihar ederler. Şunun veya bunun soyundan gelmeye değil, ehliyete, kâbiliyete değer verirler. Adama göre iş değil, işe göre adam verirler..."



Erkek : Eşref - Kız : Şerife - Yemek : Sütlü çorba, Zeytinyağlı pırasa, Izgara Et



Featured Image 01