Untitled Document

TARİH - MUSUL PETROLÜNÜN GEÇMİŞİ

Sultan II. Abdülhamid Hân, 33 yıllık idaresi devresinde şehzâdelik zamanından kalma ve daha sonra kendi hakkı olan gelirlerle çeşitli araziler satın almıştı. Bunlar içinde en önemlisi, içinde petrol kuyuları bulunan ve hâlen Irak’ın sınırları içinde kalan Musul şehri arazileridir. Sultan Abdülhamid Hân bu kuyuları “Hazîne-i Hassa” olarak nitelendirdiği özel listelerde kendi şahsî malı olarak kaydetmişti.

Tarihçiler, bu petrol kuyularının işletmeye açılanlarından 1938 tarihi itibariyle yılda 4 milyon ton petrol üretildiğini belirtiyorlar. 1871'de Abdülhamid Hân tarafından tesbit ettirilen Musul’daki petrol kuyuları 1908 yılında ittihatçılar tarafından Hazine-i Hassa’dan alınarak Maliye Nezareti'ne kaydedildi. 1920 yılında Sultan Vahîdeddin Hân yayınladığı bir fermanla Musul Petrolleri'nin yeniden Hazine-i Hassa’ya kaydedilmesini emretti.

İngiltere, Fransa ve Almanya bu petrol kuyularına sahip olmak için çırpınıp petrolleri kendi adlarına çıkarmaya uğraşırken, ABD de araya girdi ve bunların Sultan II. Abdülhamid Hân’dan zorla devralındığını, bunun için Musul petrollerinin hak sahibinin Sultan Abdülhamid Hân’ın varisleri olduğunu açıkladı.

Musul Petrolleri,  4 ülke arasında menfaat çekişmesine sebep oldu. Türkiye bu işe hiç karışmadı. 1928’de bu devletler kendi aralarında anlaşarak, Musul petrollerini paylaştılar. 1945 yılına kadar da, Türkiye dışında bulunan Osmanlı Hânedânı'na gelirden bir miktar pay verildi. O tarihten sonra, petrol gelirlerinin kime gittiği kesin belli değildir...



Erkek : Numan - Kız : Ayşe - Yemek : Patates Oturtma, Zeytinyağlı pırasa, Sütlaç



Featured Image 01