Untitled Document

HİKÂYE - KILAVUZ

1871'de Amerika’dan hareket eden “Brindle” gemisi Yeni Zelanda 'nın Pelorus Boğazı'na girince herkesi korku aldı. Burası, umulmadık yerlerde gemilerin yolu üzerindeki kayalar sebebiyle çok tehlikeliydi. Üstelik sis bastırdığı için kayalıklara bindirmek işten bile değildi.
Süvariyle, ikinci kaptan bu konuyu görüşürlerken biraz ötede bir yunus balığı gördüler.  Yunus, birden belirli bir yöne doğru yol almaya başladı. Süvariyle, ikinci kaptan onu takîbe başladılar. Kısa bir zaman sonra kayalıkları arkada bıraktılar. Az sonra yunus da gözden kayboldu.

Gemiciler Sydney’e varınca, bu garip olayı arkadaşlarına anlattılar. Bu yunusu kısa zamanda herkes duydu. İşte bu balık, 40 yıla yakın bir zaman kılavuzluk görevini yaptı ve böylece birçok deniz fâcialarını önledi.

1903'de “Penguin” adında bir şilep de bu tehlikeli sulara girdi. Yunus her zamanki gibi görevinin başındaydı. Fakat bu defa gemide bulunan sarhoş bir yolcu, âniden tabancasını çıkararak, “İşte bir hedef!” diye tetiğe dokundu. Yunus sersemler gibi oldu, sonra da arkasında kırmızı bir iz bırakarak gözden kayboldu. İki hafta kadar göze görünmedi. Herkes aldığı yara sonucunda öldüğünü sanıyordu. Derken bir sabah “Pacific Dawn” adında bir geminin yolcuları yunusu yine karşılarında görerek sevindiler.

“Penguin” adındaki şilep ise 1905 yılının başlarında bir kere daha Pelorus Boğazı'nda yol alıyordu. Gemidekiler etraflarına bakındıkları halde, Yunus’u göremediler. Hava hayli sertti. Rüzgâr gemiyi kayalıklara gitgide yaklaştırıyordu. “Penguin” çok geçmeden büyük bir çatırtıyla azgın sulara gömüldü. Daha sonra başka birçok gemi, yunusun kılavuzluğu sayesinde bölgeden kazasız belâsız geçince herkes meseleyi anladı. Demek ki yunus,kendine ateş edilen gemiyi tanıyor ve görevini bilerek yapıyordu.



Erkek : Nafiz - Kız : Esra - Yemek : Yoğurt çorbası, Mantı, Aşure, Mandalina



Featured Image 01