Untitled Document

MANZUM MENKIBE - RÂBİA-İ ADVİYYE

Birgün bir misâfiri, gelmişti hânesine,
Bir parça eti vardı, koydu tenceresine.

Düşündü pişirip de, ona ikrâm etmeyi,
Onunla konuşurken, unuttu pişirmeyi.

Nihayet akşam oldu, namazları kıldılar,
Hem kendi, hem misâfir, o gün oruçluydular.

Dedi: "Yemek pişmedi, unutmak sebebiyle,
Bâri iftâr edelim, biraz ekmek, su ile."

Getirmeye giderken, su ve kuru ekmeği,
Leziz et kokuları, bir anda sardı evi.

Baktı ki tencerede, duran et, o hâliyle,
Ateşsiz güzel pişmiş, kudret-i ilâhiyle.

Misâfir o yemekten, yiyince, ilk tadımda,
Dedi: "Böyle hoş yemek, yemedim hayatımda.

Hem de sen, pişirmeği, unutmuştun bu eti,
Buna rağmen pişmiş et, nedir bunun hikmeti?"

Dedi: "Kul unutmazsa, Hak teâlâyı eğer,
Onu da unutmayıp, etini pişirirler."



Erkek : Cemil - Kız : Hüsniye - Yemek : Yayla çorbası, Fırında makarna, Etli kereviz



Featured Image 01