Untitled Document

HATIRA - TÜRK EVİ

Nevşehirli Damat İbrahim Paşâ’nın sadrazamlığı döneminde İstanbul’da bulunan İngiliz sefirinin hanımı Leydi Montague, Paşa’nın Haliç‘teki yalısında katıldığı bir ziyafeti şöyle anlatır:

"Kocama gönderilen davetiyede, beraberimizde istediklerimizi de getirmemiz rica edilmişti. Elçiliğin malî işlerine bakan Mr. Henderson’un kızını aldım. Yedi yıldır İstanbul’da bulundukları için Türk dilini rahatça konuşuyordu. Osmanlı Sadrazamı’nın yalısındaki haşmeti bizde bulmak mümkün değil. Üç kıtaya yayılan bu devletin dünya çapındaki ihtişâmı, sanki burada sergileniyor gibiydi. Ancak, gördüklerimin hiç biri gösteriş için değildi. Osmanlılar’ın ileri şahsiyetlerinin göz kamaştırıcı zenginliği, devletin kudretini anlatmaya kâfi.

Beni asıl hayrete düşüren şey, dış görünüş içinde monoton, belirli kurallara bağlı, sessiz  ve sâkin bir hayatın hüküm sürdüğü sanılan Türk evlerindeki hareket, canlılık, hâttâ bunu bilmeyenleri bekleyen nice hoş sürprizlerdi. Türk ailesi ve Türk kadını için, buraya gelinceye kadar okuduklarımın ve dinlediklerimin büyük hatalarla dolu olduğunu gözlerimle gördüm, yaşayarak anladım. Türk insanında görev bölümü tam ahenk, hâttâ adalet içinde yapılmış.

Evde kadın hâkim. İslâm dini, kadın-erkek hayatını ayırmış. Türkler buna mutlak saygı gösteriyorlar. Buna mukabil, birbirlerinin yakınları olan kadınlar ve erkekler, giyimlerine, kuşamlarına dikkat ederek, aynı çatı altında birlikte yaşıyorlar...”



Erkek : Muhsin - Kız : Neslihan - Yemek : Un çorbası, Fırında alabalık, Salata, Mandalina



Featured Image 01