SOHBET - İMÂM-I EBÛ YÛSUF
İmâm-ı Â’zam'ın en büyük talebesidir. Mezhebde müctehiddir. Asıl adı Yakub bin İbrahimdir. Hicrî 113-182 (M. 731-798) seneleri arasında Irak bölgesinde yaşadı. Kûfe ve Bağdad civarında birçok âlimin derslerinde bulundu. Sonra İmâm-ı A’zam'ın derslerine devam etti. İmâm-ı A’zam, onun zekâsının üstünlüğünü anlayıp maddî yardımda bulunarak derslere devamını sağladı.
Babası vefat edince cenazesi ile yakınlarının ilgilenmesini söyleyip İmâm-ı A’zam'ın o günkü dersini kaçırmadı. "Eğer o dersi kaçırsaydım o bilgilere kavuşamamak hasreti ölünceye kadar devam ederdi.” demiştir. Ayrıca, "Ferâiz ve hayz bilgilerini İmâm-ı A’zamın bir meclisinde, nahv ilmini de başka bir âlimin bir dersinde bir defada öğrendim." demiştir. Bir derste 50-60 hadisi dinler sonra yazdırırdı.
İmâm-ı A’zam'ın derslerine 16 yıl devam edip mezhebde müctehid oldu. Hocasının vefatından sonra onun bazı talebelerine ders vererek yetiştirmiştir. Kitablar yazarak hanefî fıkhını yaymıştır. Kitâb-ül Harac kitabı İngilizce ve fransızcaya terceme edilmiştir.
Abbâsî halifesi Mehdî’nin isteği ile kadı oldu. Hâdî ve Hârun Reşid zamanlarında da devam ederek 16 yıl kadılık yaptı. Bir çok müşkil meseleleri ilmi ve zekâsıyla nasıl hallettiği kitablarda yazılıdır.
Buyurdular ki:
"Nimetlerin başı üçtür. Birincisi İslâm nimeti, ikincisi sıhhat ve âfiyet nimeti, üçüncüsü faydası olan zenginliktir."
Erkek : İshak - Kız : Kübra - Yemek : Mercimek Çorbası, Sahan Bifteği, Salata, Sütlaç
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE